Turkuaz
Düşlerin mavi sağanağında bir gecesordu cesur ve yılgınbakışıyla bir kaçak:Seni nasıl sevmeli? İpeksen çıldırır yüzlerce tırtıl kıvrımısuysan tutulmaz bir uçarı nemgülüşsen tam ortasından parçalanan bir çelikseni nasıl sevmeli? Düşlerin mavi sağanağında bir gecesoluğun soluğu susturduğu AfganistanKaranlık kayalarda saklı turkuazkuytu mağaralarda gizemli bir fısıltıateşi üfleyen dudak kadar kırılganher damla terin pusata dönüştüğüdünyanın gözyaşı ve isyan.Toprağa gömülmüş kesik kollu bir heykelrenk, ses ve tatlarla yıkılan idolakılla duygu ve çatışma ve cansıkıntısıen ince ayrıntılarla yeniden yaratılançağdaş bin tanrı... bin tanrı daha.Seni nasıl sevmeli..? İnsanın insanı doğurduğu bir öğle vakti- kil ya da kaburga kemiğinden değil -mermer serinliğindenbir ırmak akışındankuşların ötüşündenışık selindeninsanın insanı doğurduğu...Sordu cesur ve yılgınbakışıyla bir kaçak:Turkuaz nerden ulaşır çarşılara bilmedensorgulamadan geçitsizliğiseni nasıl sevmeli? Düşlerin mavi sağanağında bir geceanladım ne zaman düşürdüğümügöğsünde ürküntüsüz tek denizi taşıyano güvercini.Dağları da yitirdimvitrinlerle kuşatılmış bir şehrinsalgınına kaptırıp kendimi.Kimbilir kaç kadından birikmiş turkuazgüneşin tutsak yanıseni nasıl sevmeli..?