Douve Konuşuyor
1Ara sıra, derdin, tan sökerkenDolaşıp o kararmış yollarda,Taşın uyumuşluğunu paylaşırdım.Kördüm onun gibi tıpkı.İşte çıktı o yel, gülünç oyunlarımıÖlüm perdesinde belirten pırıl pırıl.
Özlediğim yazdı,Gözyaşımı kurutacak kızgın bir yaz,İşte çıktı o soğuk, üyelerimde büyüyen,Ve ben uyandım ve acı çektim.
2Sen ey kaçınılmaz sürem,Ey toprak, o en çıplak, bıçak gibi!Özlediğim yazdı,Kıran kim şu kılıcı eski kandaki?
Mutluydum gerçek,Ölesiye hem.Gözler yitmiş, ellerim açılmakta pisliğineBir bengi yağmurun.
Bağırırdım, karşı dururdum yele…Tiksinmek niye, ağlamak niye, sağdım,Engin yaz, güven verirdi bana gün.
3Sönüp bitsin sözŞu yüzünden varlığın, açık durduğumuz,Yalnız Sonlu yelininGeçtiği bu çorakta.
Dinlesin o eskiden yananAsma örneği,Yuvarlansın tepeden o şarkıcı, ta uçtaIşıtarakDile sığmaz özdeği, uçsuz bucaksız.
Sönüp gitsin sözŞu basık odada, senin bana erdiğin,Daralsın ocağı çığlığın, kapansınKorlaşan sözlerimiz üzere.
Doğsun ölümümle soğuk, anlam kazansın.
Sor ıssına gecenin nemenem gecedir bu,Sor: İstediği ne, sen ey parçalanmış ıs?Gecende batmışım ben, gecende ararım seni,Yaşarım sorularınla, kanında konuşurum,Gecenin ıssıyım senin, beklerim sende gece gibi.
Çeviri: Tahsin SARAÇ
Favoriye eklemek, not almak ve koleksiyonlara kaydetmek için etkileşimli okumaya geçebilirsin.