Yusuf Hayaloğlu

Topal Sevda

Dün sahilde karşılaştık...Biran gözüm ısırdı,sonra birden tanıdımDüşmemek için zor tuttum kendimiBacaklarım titredi,bir ağaca yaslandım...

Yırtılan bir mektup gibiSisli hatıraların gerisinden bakıyordu..Eski bir sevdanın durulmamış nehirleriÇırpınarak yüreğime akıyordu.

Hatırladığım bir sonbahar günüydü,Karşımızdaki yeni eve taşındılarBütün gün bakışıp duruyordukGözleri sanki birer kurşundular!.

O zamanlar ben, zıpkın gibi bir çocuktum;Liseye yeni başlamıştımOnun saçlarını geriye savurupÇapkınca gülümsemesinden hoşlanmıştım..

Ne zaman cama çıksam, karşı balkondaItırlı bir çiçek gibi tütüyorduNe zaman buluşalım desem, olmaz diyorduMektuplaşmak ona yetiyordu..

Bir Temmuz akşamıydı, unutmamYazlık sinema daha yeni dağılmıştı;Bahçe kapısında sıkıştırıp öpmüştüm,İçeri kaçıp saatlerce ağlamıştı..

Sonraları çok kanuştuk, gezdikBazen ağlaşıp bazen gülüştükÇılgın gibiydik, her fırsatta buluştuk,Uluorta öpüştük, herkesin diline düştük..

Ailesi baş edemedi, Mersin deki halasına gönderdiHiç arayıp sormadımBen osıralar devrimci oldum.Mahalleden ayrılıp yıllarca evede uğramadım..

Dünyam değişmişti artıkMemleketin gidişatını hiçmi hiçbeğenmiyordumForumlara,yürüyüşlere katılıyor,Durmadan şiir okuyup,ajitasyon çekiyordum..

Ah o gençlik rüzgarı ah..Ezilen insanları tek başıma kurtaracağmı sandımAnarşik bir eylem sırasındaSeken kurşunlarla bacağımdan yaralandım...

Ameliyatın ardından yıllarca yattım içerde,Dosyam bir hayli kabarmıştı..Beni o nemli koğuşlardaVefakar anamdan başka hiç kimse aramamıştı..

İçerden çıkınca onu sordumBir astsubayla evlenip buradan gitmişti..Oysa kibrit ağusuyla koluma dağladığımİsmi hala silinmemişti...

Hayat devam ediyorduİçkiye vurmuştum, unutmayı denyordumPencerenin önünde, kuruyan bir çiçek gibiGünden güne tükeniyordum..

Anam çökmüştü artık,ölmeden mürüvvet istiyorduBazan oturup dertleşirdik..Kimsesiz bir kadın varmış,körmüş, olur demişBende fazla uzatmadım,evlendik.

Geçmişe ait ne varsa; mektuptu,resimdi.Bir bir ayırıp yaktım ateşte.Nasıl gittiğini sorarsanız, ne bileyim,Kör-topal gidiyor işte..

Ne varki, o hırçın saçları hepyüzüme savruluyorBalkona her baktığımda.Pişmanlık, bir eski yara gibiHala kımıldayıp duruyor onu hatırladığımda.

Biiyorum, onunla olsaydımböyle kavga edip durmazdım yüreğimle.Biliyorum, bu sevdayı ben yıktım,Ben öldürdüm bu hoyrat ellerimle.!

Dün sahilde karşılaştıkBir an boş bulundum,sendeler gibi oldumÖyle bir baktı ki, ben o gözlerdeBir ömrün bütün acılarını buldum...

Bir şeyler söylemek ister gibiydiBaşını eğip, gitti çocuklarının yanınaNedendir bilmiyorum, fakatGimek istemedi sanki, kocasının koluna.

Ardından koşup durduramadım, ona soramadımÖylece dona kaldım.Çünkü o anarşik eylemden beriBen artık deynekli bir topaldım!...

Temalar