Yılmaz Erdoğan

Ey Halkım!

Sevidir öz türkçeTüm belaların mümessiliHer dilde aynı sızıyı hatırlatırYalnızlıkBakma kemik sesidir sesimin içine sızanKırılmaktadır sabah akşamEklemlerim fire vermektedir ek yerlerindenRuhumdakiDikiş izleri belli olmaktadırEvet değirmende bir başak kederidir unAma suyla hamur olacak bir şey değildi bu kördüğüm...Sen bir sokak oluyorsun bazıBazı bir kokuBirinin saçına sinenSen bir şaka oluyorsun bazıDurup dururken aklıma gelenSen bir çift göz oluyorsun bazıBir tek sözü bile aklında tutamayanHerkes kötü davranıyor banaSözüm kesiliyorVe kanıyor en zayıf harfindenSaçım çekiliyorYüzümdenHerkes bana kötü davranıyorYalnızlığım ki,yirmidört saat birlikteyizKendisiyleBazı o bile uğramıyorAsıl gelmayince gelenBir ölüm haberi gibiAğaçlarım sökülüyor sonraBaşka yere ekilecekmiş süsü veriyorKuru dallarımın pişmanlığınaEllerime yapraklar dökülüyorHak edilmiş bir sonbahardanHerkes bana kötü davranıyorUğradıklarında anlıyorumGörmezden geliyorlarYol uzun vakit kalmıyor banaAyaküstü kalbimi kırıp gidiyorlarAğzımda kendi gözyaşım birikiyorİçin için bir tuz tadıİçin bu kayıplar içinizden geldiği gibiÜzülmeniz içinHerkes sevsin istedim beniSuç işledim masa örtülerimeSüs mahiyetindeKimseyi sevemedim uluortaSuç işledim kayıtlara geçtiGeçti gitti bir ömrünHenüz bilmiyorum ne kadarıCezadır ey halkımÇekilir tenimdenTez elden hazırlanır doktoraKendini ele veren tezlerKonumuz yoktur ey halkımKonuşmacınız yalnızlık illetindeYazılarına bir süre zarar verecektirKendisi yıllık gizindeKar bile yağmazKış kendini tanımlamazAkdenizin zedeli mevsimlerindeSeyrine buğu dayanmazdı oysaÇocukluğumLapa lapa bir seyirliktirKomikliğimiz yoktur ey halkımKomiğiniz kar izindedirKadındırSaçlarında birbirine karışır tellerSevgilinin tellerine bakışlar konarHerkes sevdiğine canımBöyle mi yazar?Aşkımız yoktur ey halkımSevdalınız şıllık izindedirYazımız yoktur ey salkımÜzümlerimiz üzünç içindeŞarap meylindedirŞiirimiz çoktur ey halkımŞairiniz acı çekmektedir.