Yılmaz Erdoğan

Aman Ormancı

nasıl hecelersen hecelehep aynı biçimde yazılıyorayrılık

çok yol bilenler geçtiayağını yordamına göre uzatankurdun kuşun bileceği hal değilmiş ya öylesi işteeski sözlere yeni kafiye bulmak gerekmezsuyu sefası kendine yetenstabilize bir eğlenmektir hayather sevdalıya aşık atmak gerekmez

sen, o hep önden gidençatallanan bahçesindeyken sevişmeninki çıplak ve bensizliği ele almışkenne anlattığını bilmek istemeyenşiirler getiririm arkandanbir devrik cümlem kalır acınasıiki çekingen benzetmem belkive derisi soyulmuş bir nakaratım kalıryoluna ağladığım o türküdenartık ehemmiyeti kalmazköprününve hoş gül içimlik sularınya da-içkiden olsa gerek-masayı yıkan ormancınınnasıl kıydın diye sormanın da manası yoktursuç delilleri ortadadırve zatenkim olsa katılır akışına gerisinin

aman ormancıcanım ormancıköyümüze bıraktınyoktan bir acı

acı köyde ya o yüzden türkü,yoksa roman olacakkentimizde geçse öyküsü

bir de gülüşün kalırdişlerinin etrafındanve bilişin kalırher şeyi ama her şeyieski haliyle