Özgürlük
Çam pürleri ve kozalaklarla kaplıydı dağınyamacı.Tepede durup aşağılardan gelen sesleri dinledik.Uzaktan çınarlı koyağın uğultusu geliyorduırmakların ve vahşi kuşların sesleriyle. Arada,bir karatavuğun yalvaran cıvıltısı serpiliyordudonmuş akşamın üstüne o büyük uğultu içinde.
Burada çiftleşti o mağrur atlar,sevgiye ve babalığa bağlanmaksızın. Sınırsızbir kişnemedir ufuk. Diz çökmekbağışlanma getirmez bu tepede.
Yalvarışlara aldırmadan ölümü bilmekve bilmemek neyse, onun bekçisiydi dağın ruhu,amaçsız ve sınırsız şimdiki zamanıngururuyla dimdik.
Boş kantinimizin damındazafer davullarını döver gibio korkunç soğuğun çarpan parmaklarını duyduk.
Çeviri: Cevat Çapan