Mehlika Sultan
Mehlika Sultan'a aşık yedi gençGece şehrin kapısından çıktı:Mehlika Sultan'a aşık yedi gençKara sevdalı birer aşıktı.
Bir hayalet gibi dünya güzeliGirdiğinden beri rü'yalarına;Hepsi meşhur, o muamma güzeliGittiler görmeye Kaf dağlarına.
Hepsi, sırtında aba, günlerceGittiler içleri hicranla dolu;Her günün ufkunu sardıkça geceDediler: ''Belki bu son akşamdır''
Bu emel gurbetinin yoktur ucu;Daima yollar uzar, kalp üzülür:Ömrü oldukça yürür her yolcu,Varmadan menzile bir yerde ölür.
Mehlika'nın kara sevdalılarıVardılar cikrigi yok bir kuyuya,Mehlika'nın kara sevdalılarıBaktılar korkulu gözlerle suya.
Gördüler: ''Aynada bir gizli cihan..Ufku çepçevre ölüm servileri.....''Sandılar doğdu içinden bir anO, uzun gözlu, uzun saçlı peri.
Bu hazin yolcuların en küçüğüBir zaman baktı o viran kuyuya.Ve neden sonra gümüş bir yüzüğüParmağından sıyırıp attı suya.
Su çekilmiş gibi rü'ya oldu!..Erdiler yolculuğun son demine;Bir hayal alemi peyda olduGöçtüler hep o hayal alemine.
Mehlika Sultan'a aşık yedi gençSeneler geçti, henüz gelmediler;Mehlika Sultan'a aşık yedi gençOradan gelmeyecekmiş dediler!..