William Butler Yeats

Çıngıraklı Şapka

Girdi bahçeden içeri soytarı:Bahçeyi bürümüştü sessizlik;Buyurdu ruhuna yüksel yukarıVe onun pencere eşiğine çık.

Bağrışmaya başlarken baykuşlarDoğru yükseldi üstünde saf mavi elbisesi:Bilge dilli kılmıştı onu düşündüğüDingin ve hafif bir ayak sesi;

Genç kraliçe dinlemedi fakat;Uçuk renk geceliğiyle yatağından kalktı;Kapadı ağır kanadını pencereninVe mandalını taktı.

Yüreğine emretti soytarı, git ona,Baykuşlar bırakmışlarken bağırışı;Kırmızı titrek bir elbiseyle o daŞarkılar söyledi kapısına karşı.

Tatlı dilli kılmıştı hayaliÇiçek gibi saçların bir uçuşmasının;Fakat onu kraliçe havalara savurduYelpazesini alıp üzerinden masanın.

‘Çıngıraklı şapkam var.’ dedi‘Ona yollayacağım ve öleceğim sonra’,Ve de gün ağarırkenBıraktı onun geçeceği yola.

Kraliçe saçlarından bir bulutun altında,Yatırdı bağrına şapka ve çıngırakları,Ve yıldızlar görünür olana dek havadaBir aşk şarkısı şakıdı kızıl dudakları.

Kapısını penceresini açtı,Ve yürek ile ruh girdiler içeri,Sağ eline kırmızı olan geldi,Sol eline de mavi.

Ağustos böceklerince bir ses yükselttiler,Akıllı ve tatlı bir cırıltı,Ve saçı bir katlama çiçekti kraliçenin,Ayaklarında aşkın sükuneti.

Çeviren: Dr. Osman TUĞLU

Temalar

Şiirde geçen sözlük kelimeleri