Park Otel
Eylül tüylerini serdi şehre. Altıntüy sağnağı... Korunamaz ki bundanhiç kimse? Kasvetli pervaz, ölüyaz ışıklarıyla yıkanıyor. Eriyor lehim,yorgun cam ateşleriyle meyusikindinin. Hatırlamak - hah - nafile!
Zaim koleksiyonu zamanın. Bir otelde teyellenebilir oraya, kuruttuğuböcekler gibi keskin eczanın. Tenesürdükçe daha derine işleyen aynatozları. Mürekkeple sevişen melekler, ah
dağıldılar fecirle. Saatler iri gülyapraklarını soyundu. Ne yapsak işteakıyor ağır madde, kanlı bir iğneucunda çırpınıp duran ömrümüze.