Bu Çiçek, Senin İçin
Doruktan senin için kopardım bu çiçeğiO sarp bayırdan hani, suya iner eteğiKartalın bildiği yalnız ve yaklaşabildiğiSessizce seprilmişti kayanın çatlağında.Gölgeler yıkıyordu burnun sağrılarınıAçıkça görüyordum: bir yengi alanındaNasıl kızıl ve parlak bir utku anıtıOlanca görkemiyle bir anda kurulursaİşte tıpkı öyleceGüneşin gömülüp gittiği yerde geceBulutlardan bir tak yapıyordu kendine.Yelkenliler bir bir erirken uzaktaBirkaç çatı eğimli bir vadinin dibindeParlayıp görünmekten ürker gibiydi sanki.Sevdiğim, senin için kopardım bu çiçeği!Evet, rengi uçuk ve koku yok tacındaÇünkü kökü dağların bu çetin yamacındaYalnız su yosununun acı tuzunu içmiş.Dedim ki: garip çiçek, şu tepenin üstündenBulutların, yosunun ve teknenin gittiğiUçsuz bucaksızlığa yolcu olmalıydın sen.Git öyleyse bir kalbinHerşyeden daha derin uçurumunda dağılBaşka bir acun olan o göğüste sol artıkGöğün seni sular için yarttığı besbelliBen'se Sevda'ya adadım işte seni!Rüzgar birbirine katıyordu suları;Yavaş yavaş silinenBelirsiz bir ışık kalmıştı yalnız gündenAh! nasıl acılıydım ve nasıl da derinden! ..Düşler içindeydim ve kapkaranlık GeceSonsuz titreyişlerle doluyordu içime.