Veysel Çolak

Zaman Denilen Büyü

Zaman hiç kullanışlı değil. Çoğu kezanılar bizi yaşar. Orada çıktım kırılan bir şafağayalandan çatlamış kent; boşluk biriktiriyorüstelik pusuları rengarenk. Hep çarpıştımbeynime dadanan halkın uzak yüzüylebozgun üstüne bozgun, her buluşmanın sonu ıssız uğultu.

İyi ki yanlışım, yanlış yerdeyim. Hazırım yırtılmayave meraktasın sen, avucunda zaman denilen kuyuçalkalanırsın, ağrıyım sana, bu işin sonuysasilinen bir kelime. Biterim, işte budur verilen bana.

Bir aşk için kıtalar batıran deprem, geceler kuran ustaeritilen giz, dilimi kopartan köpük: Öldüren kanama.Bıktım bozbulanık olmaktan. Ne varsa bir intikamufuklar is biriktiriyor. Sen, her şeyin yazılıp durduğu yarabu yüzden an olunur, sorulurum her başlangıçtan.Ezberimdedir toprakla su; boşluğa açılan dünyanasıl da alışkın parçalanmaya. Ah! o yalnızlıklaruzak dağların yankıları. içinizdeki kuşları bırakıngenişlesin gökyüzü. Buza düşen kor anlamını soğusunbir im verilsin ona, zehir yeşili bir sokak olsun.işte sonunda koptum sizden, sürtünmenin ısısı oldumartık kaybedin beni, bir kıyı gibi orada unutunkör bir gökyüzü seçecek sizi,ateşe bir deniz gömeceksinizparamparça ve bir karabasandan söküle söküledaha bir koyulaşacak korkunuz.Ama kaçamam bundan. Siz ağzımdaki şarkıda saklanınbir öfke seli içindeki kandan kurtarın benibir eliniz kağıt, bir eliniz kalem olsunbeni gönderilecek bir haber gibi sarın.Bir çocuktan gidilen yolda başlatın kışı, aşk ölsündelik deşik bir kar yağdırın içinizebeni kopartın ama bu yazılsın bir gülün açışına.

Veysel Çolak

Varlık, Nisan 2001