Veysel Çolak

Dokunulmaz Yarayız Birbirimize

Boynunda dolanıyor gün. Orada ölümyorumdur hayata. Ağızdaki son kelimeninöbür yanı; rozetinden vurulan çocukhep avuçta tutulan bir köz parçası...

Orkidesi kırık, duyguları yara içinde.Gökyüzünü çizip durmuştur dalgınlığıkaybolan elleri bulunmuştur, sonsuz elleribir balığın karnında. Bir gürültüyle buruşturulmuşaldığı haber. Şimdi haziranı tartışıyorkendi kendine. Taşın sessiz öfkesini öğreniyorbir çocuk. Kente sığmıyor aşkların kokusu da.

Çırpınıyor bir yavru kuş, bilmeden nedeninianlamadan kanatlarının karıştığını rüzgâradüşecek uzun çığlığı, gagası yırtılacaksürçecek kalbimiz, uçurum kendine itecek bizibir bozgunu kurcalayıp duracak sevgilimiz.

Kan iz sürüyor. Koyulaşıyor ayrılık.Anlamına çalışmakta yılanlı kuyu.İçimizde büyüyen bir uzaklık gibi deniz.Çürümeye başlayan gecede artık yalavuzkucaklaşırken ne kadar sivriyiz birbirimizebir suçuz kocaman öpüşürkendokunulmaz yarayız kendimize.

Yüzümüz bomboş ve en çıplak yerimizayartıldığımız doğru, hasretimiz geçersiz.Hep orada rozetinden vurulan çocukartık, dünyayı insana gömecekler.

E, Nisan 2001

Temalar