Ümit Yaşar Oğuzcan

Her Gece Sen

Her gece sen girersin rüyalarımaHer gece sen...Paramparça olur uykularımKaranlığın en koyulaştığı yerdeKapının çalındığını duyarımAçınca soğuk bir rüzgar çarpar yüzümeSen yoksun...Kilitlenir dudaklarımGözlerim karanlıklarda boşuna arar seniSen yoksun...Yalnızlığımı kadehlere doldurupTek başıma içmeliyim bu geceKırmalıyım kitaplarıEvleri ateşe vermeliyimSen yoksun...Zaman gitgide uzarAltmış saniye bir dakikaAltmış dakika bir saatVe sabahın olmasına daha beş saat varBeklemek bir çeşit ölmektirSen yoksun...Bu bana her gece binlerce ölüm demektir.

Neden ayrılsın ellerimiz her akşam üstü?Gözlerime acı bir karanlık düşsünBir vapur alsın götürsün seniBen vapurlar dolusu kederimle yapayalnızımSen uzak bir körfezde özlemli, dalgınKıyılarına çarpıp ağladığı yerde dalgalarınNeden ay karşılardan yükseldiği zaman,Başın omuzlarımda olmasın?Neden ellerin avuçlarımda değil?Neden gözlerim aradığı zaman gözlerini bulmasın?

Durup durup beni bu çaresizlik hançerliyorBu yolların bir yerde ayrılması,Uzayan kilometreler...O sefil, anlayışsız bakışları insanlarınDünya, o eski dünya değilTanrı'ysa çoktan unuttu biziŞu uçsuz bucaksız evrendeNe derdimizi dinleyen,Ne de bir anlayan var sevgimizi.

İki ömür değil,İki ayrı ve büyük yalnızlıktır yaşadığımız.Her şey aslında başka renkte.Vernikli eşyalar, vernikli yüzler...Altından yer yer sırıtan bir yoksullukYalan üstüne yalan,Oyun içinde oyun...Her şey bir yerde anlamsız ve boşGerçek olan şimdi senin yokluğun

Senin varlığını özledim duyuyormusun?Bak nasıl artıyor ellerimin sıcaklığıDinle bak nasıl çarpıyor yüreğimBütün sokaklarında bu şehrin sana koşuyorumSeni soruyorum gelip geçene,'Görmedik', diyorlar.Anlamıyorlar seni nasıl özlediğimi,Nasıl sevdiğimi bilmiyorlar.Volkanlar tutuşuyor,Ormanlar yanıyor içimde.Her gece milyonların uyuduğu bir anda,Devler uyanıyor içimde.

Seni düşünüyorum,Karanlıklar içinden özlemli sesin geliyor.Bir ışık yanıyor çok uzaklarda,Çorak topraklarımın üzerinden bir bulut geçiyor.Şimdi umutlarım,Varılmaz uçurum diplerindeKorkunç, karanlık mağaralarda hayallerim.Derin bir kuyudan su çekercesine,Zamandan ve mesafelerden seni çekiyor ellerim.Sen her zaman olduğun gibiYine o en güzel, en değerli...Benimse ellerim sımsıcak,Dudaklarım nemli,Özlediğim herşeyimleKopup en yüksek tepelerdenBir çığ gibi sana geliyorum.Sonra dağlar çöküyor ansızın,Ağaçlar devriliyor,Evler yıkılıyor,Altında kalıyorum...

Kırık bir heykel,Parçasını arıyor her gece.Bir şarkı notasını...Bir tablo renklerini...Ağaç yapraklarını...Vazo çiçeklerini...Ve bir adam,Her gece yollara düşüp,Yana yakıla seni arıyor...Mağrur gözleri ıslak,İlk defa ağlıyor bu adam,'Gel ' diye,İlk defa yalvarıyor...

Ben her gece,Gözlerim tavanda bir noktaya dikilmiş,Seni düşünüyorum.Ve sen o saatlerde,Benim görmediğim rüyaları görüyorsun.Bir böcek giriyor kafatasıma...Her gece sen,Bir cinnet gibi,Kanıma yürüyorsun...