Kanıt
yalnız çığlığım var elimde yokoluşu kanıtlamak için
dengede tutmak için aşkın ve kurtuluşun cesaretiniunutulmaz ki senin şakaların terazisindehep acının kefesinde dara olduğunaşkı tadışın rakıyı yudumlayışınsusmayı küsüşün sesi ünleyişinanımsanır her eflatun düşüneyalancı ama yeni bir aşkı yakıştırdığın
behçetim don değiştirmiş hezarfenimçıkarmış yüreğinin kanatlarınımadımak'ta uçmaklığa kavuşur
söyledikçe sır tutmaz aynalarele veriyor kimliğinikoşuyor kış tozuyor baharbitiyor güz kavuruyor yaz yakıyorkırılıyor boynu kuğuların pervanelerinhasretlerin metinlerin asaflarıngösterdikçe gizi yitiyor görüntülerdekirletilen insanlığın
behçetim don değiştirmiş hezarfenimçıkarmış yüreğinin kanatlarınımadımak'ta uçmaklığa
biliyorum gülüşün deprembiliyorum haykırışın boransusturur. ama ya acıyıbiliyorum soluğu cana can verir, olsun! durnasıl da yakışıklıdır gözleri: giritli, göçmendudakları çarpışırken dilinin erdeminedişleri şahmeran kalesinin temel taşlarıdüşleri, ne de olsa askeri bir tıbbiyeli, eyy!
behçetim don değiştirmiş hezarfenimçıkarmış yüreğinin kanatlarınımadımak'ta
sen ki görkemli voltanı atarkentutulur kapıları insanlığın ve umarsızlığınbelki bir unutkanlıktır kalır: kardeşlikpasaportunun ritsos'la paylaşılmasıbiliyorsun yaşam yaşatmaktırkanın dolaştığı her yerde ve insanlığıkimin gücü yeter 'yangında ilk kurtarılacaktır' demeye
behçetim don değiştirmiş hezarfenimçıkarmış yüreğinin kanatlarını
(çıkarınız yüreğinizi
bu ülkenin sahibi kim: bilmiyorumben acılarelininkini: biliyorum)
behçetimağabeyim
kendi çığlığımdır ancak ses veren çığlığıma