Tahsin Saraç

Utanç

Kum kum bir uykusuzluk, bekler silah eldeDonmuşken yıldız ışıkları mavi cam gecede,Yarıda koyduğu çorba tüter sıcacık buğuluTüy tüy düşü yatakların yeşil pirinç kokuluYurt tutmuş artık dağları, acıyı, açlığı, karıVuruşur en ustura bilinciyle çağınınMavi kurtuluş için en kara düşmana karşı…Ve bir gün papatyalarda yansır artık son gülüşüVe ölümü ölümsüzleştirir toprağı ısıtan kanı.

Ay aydınlığında başak gibi biçilenGencecikler adına yaşamadan utanç.

Üstüne gün doğmaz hiç, bütün bir yaşam boyuTanrıya ilk yakaran, doğayı ilk selamlayandır.Bilir kendincek tohumun, mevsimlerin diliniİşler kurak toprağı, yaba elleriyle işlerBilmez ama çizmeyi yazgısını onlarla.Gece, koyu bir karaltı gibi yığılır yatağaSızar tırnak uçlarından kirli sarı yorgunluğu.Yine bir açlık üstüne kapanır göz kapaklarıYine eski sokaklar gibi dökük ve acılı.

Bin emekle bir lokmacık yiyemeyenlerin önündeBizi taşıyamayan gölgemizden utanç.

Kapar kudurgan dalgalar tekneyle balıkçıyıDeniz açlığın dilinden anlamaz ki…Kimi ekinde ölür, yapıda, kömürde kimiBir salgın, bir çırpıda götürür yüzbinleri.Tam çiçeğe duracakken mutlulukGöveren her umudu bir savaş biçer gider.Yanık ezgilerde artık yansır yaz akşamlarıSıcak bir öpücüğü yarıda kesmiş yüzler.

Bunca kan, bunca açlık, bunca kıyımdan sonraGöğe yakarılarla uzanan ellerden utanç.

Firavun arabalarına koşulan bir kısrak gibiÇekiç başlı, atlas tenli, yay göğüslü.Kıralotu gibi bir yiğide akmalı düşüBir kötünün koynuna gömer oysa gecesini.Silinir gölge gölge o dört sürem gülüşüYirmisinde yaşlanır daha dünün gelini.Ve boşalır bir çürük ceviz gibi yüreği.

Göğsü, erken söndürülmüş bir yangın yeri gibiBir dal genç kız adına, dallardan utanç.

Direnmeler-1973

Temalar

Şiirde geçen sözlük kelimeleri