Temaşa Suresi
Andolsun temaşayaVe sözün başınaVe zihinden uçuşuna güvercininKi bir kelime var kafeste
Sözlerim bir parça çimenlik gibi açıktıBin dedim onlara:Dergahınızın yanında bir güneş varAçarsanız kapıyı parlar amellerinizeVe dedim onlara:Süs taşı yok dağlardaNasıl kazmada bir süs değilse madenYerin avucunda görünmez bir cevher varGözleri kamaştı parıltısıyla tüm resullerinCevher peşinde ölümLahzaları götürün risalet otlağına
Ulağın ayak sesiyle müjde verdim onlaraVe günün yakınlığıyla, rengin artışıylaKırmızı gülün tınısıyla kaba sözlerin çiti ardından.
Ve dedim onlara:Kim bir bahçe görürse tahtanın hafızasındaEbedî, coşku ormanının esintisinde kalacaktır yüzüKim dost olursa hava kuşuylaDüşü olacak dünyanın en huzurlu düşüZamanın parmak ucundan ışık toplayanAçar âh ile pencerelerin düğümünü
Bir söğüt altındaydık.Bir yaprak kopardım üstümdeki daldan dedim:Açın gözünüzü bundan iyi âyet mi istiyorsunuz?İşitiyordum konuşuyorlardı aralarında:Seher bilir, seher!
Her dağın başında bir resul gördülerİnkâr bulutunu omuzladılarİndirdik rüzgarıUçursun başlarından şapkayı diyeEvleri krizantem yaprağıydıBağladık gözleriniEllerini yetirmedik akıl dalının ucunaCeplerini âdetle doldurdukBulandırdık düşlerini aynaların yolculuk sesiyle