Gülistane’de
Aaah! ne geniş vadiler!Aaah! ne yüce dağlar!Mis gibi ot kokardı Gülistane ne hoş!Ben bu vilayette, bir şeyin peşindeydim:Bir düşünIşığın belki, bir çakılın, kim bilir belki de bir gülüşün.Kavak dalları ardındaSili bir haylazlık vardı,Çağırırdı beni hep!Bir kamışlık kıyısında kaldım,Rüzgâr esiyordu, dinliyordum onu ben:Kimdir benimle konuşan?Süzüldü bir timsahKoyuldum yola ben.Yol üstünde bir yoncalıkSonra bir bostan, sonra renkli çalılarVe unutulmuşluğu toprağımın.
Bir su kıyısında,Çıkardım çarıklarımı ve oturdum, ayaklarım suda:“Bugün aaah, ne denli yeşilim!Ne denli uyanıktır gövdem!Dağın ardından bir hüzün çıkıvermez umarım!
Ağaçların arkasında kim var?Hiç kimse! Bir inek otlanıyor!Yaz günü ortasıdırNasıl bir yaz olduğunu sen gölgeye sor!Lekesiz gölgelereAydın ve pak bir köşe varEy duygunun çocukları!Oyun yerleriniz burada!Boş değil asla bu yaşamSevecenlik var, elma var, iman var.Ah evetGelincik var olduğu sürece, şarttır yaşamak!
Kalbimde bir şeyler var, ışıktan bir meşelik tek, tan atarken uyku gibi!Öyle dur duraksız kaldım ki canım isterKoşayım vadinin taaa sonuna, dağın taaa ucunaUzaklarda beni çağıran bir ses var!