Sıtkı Caney

Layya

bir

karanlıklardaçok az kalmışsa zamanaşk için konuşmayakaybolup gitmişse cananve vakit yoksa ağlamaya

onun aranan bakışlarındanşiirlere can damarıma kangibi bir alev dolanmıyorsaben bu karanlıklardasusmaya dayanamam

ırmak olmuş bakışlar akıyor akıyorböyle duramamaşk yarılmak üzere bir gökyüzüdür şimdiki varolmak adınakanıyor kanıyorartık susamam

ilk sezgi ilk rüya ilk kelimelerben tutkunu oldum hıçkırıklarınkonuşan ve susan o inlemelerakar denizine tüm çığlıklarıngül ay ilk sevgiler ve bilmemeler

fakülte önünde bir rüzgar essene faytonlar geçer ne çocukluğumçırpınan halimi bilmiyor kimseyanağımda deniz ayağımda kumboğuldum boğuldum artık gülümse

gülümse gülümse gülden yumuşakbir deniz gözlerin uçsuz bucaksızolsa da ufukta kanlı bir şafakgel anla bu aşkı mavi gözlü kızgülümse gülümse ateşten sıcak

ürperir tüm dünya ağlar çocuklaraşk yanar dayanmaz yakar baharısendedir mevsimler rüzgâr sonbaharaltın saçlarında renklerin sırrıürperir göz kırpar beyaz bulutlar

lambalar sönüyor yağmur yağacakartık bir kelebek intihar edersöyleyin layyaya neler olacakyüzümü yalayan mesut kedilerlambalar söndükçe artıyor sağnak

atma çiçekleri küller üstünedağlarda bir nevruz olup ağlamaçocuklar oynuyor bak döne döneinceden bir sızı düşmüş yaramaatma çiçekleri seller üstüne

yağmur çağırıyor o toprak damlaryağmur çağırıyor o müthiş mavigölgeyle savaşan çirkin adamlaröpüyor durmadan bir küçük deviyağmur çağırıyor buğulu camlar

ben bu şehre artık veda edememaçmışsa gül olup göğsünde ölümbu aşkı bu halle sana diyememyürüyen dehşeti ben öldürürümsen aşkın annesi sen çılgın matem

bir dünya uzuyor boş odalardasönmüşse yıldızlar ne arıyorumçığlıklar canverir gece ardardasana ben sislerden yalvarıyorumben yeryüzünde ben sevdalarda

kül edip bırakma yanan başımıbir hal gelir sonra ben yaşayamamgel bir ses boğmadan şu genç yaşımıtükenir sözcükler süreler tamambir resim eylersin ağlayışımı

sönüyor gözlerim boş odalardayalnızım boşluğu yumrukluyorumaşk ve ten bir yalan aşka dalar dasonra ölür diye çok korkuyorumgezginler koşuyor tüm adalarda

sessizdir yeryüzü ve koşar cinlerdünyanın cebinde bir delikanlıses verir geceye ve şehri dinleruyur gencecik kız gözleri kanlıetsek de biz aşka nice yeminler

ey görkemli kusmuk üniversitemkara kitaplara damlıyor kanlarsevda perde perde bir yüce matembiz bir evren gizi bizi kim anlarlayyada çığlıklar ve bende sitem

ıslakmış gözleri sevmişim diyenazlanır kahkaha atarmış sonrabir bulut etseydim ona hediyegöklere karışır yatarmış sonratutarmış saçını ibrişim diye

tutarmış ırmağı ve gözyaşımıonun düşlerinde olup bitenlergetirse yağmurdan arkadaşımıkarışır yağmura karanlık tenleryeryüzü dizinden atar başımı

tenimde ceylanlar bir yarış gecegözleri gözleri layyanın denizgeçiyor ruhumdan eşsiz bilmeceağlamak ki uçsuz bucaksız bir izgiriyor trenler son dönemece

dünya tren tren akar yollardanbir adam savrulup gurbet oluyoranneler bakıyor tüm balkonlardanve annem eriyip hasret oluyorlayya dönüp dönüp bakar yollardan

gözler ıslak gözler ceylan ak gözlerturnalar yağmura kapanır şimdiakıyor akıyor bir ırmak gözlerçarpar da ruhuma utanır şimdiölünce toprağa akacak gözler

zakkum çiçekleri kurşuna dönmüştitriyor arzuyla kızın ellerikalbimde içiçe çöller bölünmüşbir rüzgâr tutuyor bütün sellerirüyalar karanlık lambalar sönmüs

evinin içinde ruhum dolaşıryağmur hafif hafif vurur camlaraher güzel kalbinde bir hançer taşırve bir aşk yerleşir loş akşamlararuhunun içinde ruhum dolaşır

artık ölüm benim içime konmuşumut etmem artık öleceğimikar yağar dizlerim yatağım donmuşbilmezdim ürperip güleceğimineylersin yüreğim güle dokunmuş

can gülüm hülyalar ve seni sevmekve söyliyememek ağlatır benikonuşma dillerin alevlenecekkar dolu bir göğe al yatır benikar altında aşklar karınca böcek

ışıktan da aydın kaçak bakışınönüne kendimi koysam duramambeni bir renk yakar kumral sarışıngüneşin sırrını böyle bulamamışıktan kapısı sonsuz bir kışın

ve suskun aşkların gözbebekleriiçiçe gölgeler tanrı ve kadınöpüyor bir kara sevdalı yeriben yalan bir varlık sen bir rüyaydınuçurdun ruhunda kelebekleri

merhamet pınarı dağda bir peribir masal içinde unutulmuşturben seni sevdiğim o günden berikalbim mahkum gibi ve tutulmuşturkalbine ki kalbin sevgi mahşeri

gönüle işkence bir azap taşıbir mendil bırakıp ve gidiyorsunsigara ve küller aşk haritasıbırak boş hedefe katiller vursunkaranlık karanlık bir aşk hatası

şehir bunalıyor intihar kadargözlerin yok gibi dönmüş kurbanakim kime ve nasıl canını adardilin mi tutuldu kalk anlat banaruhunda ruhumu uçuran rüzgar

anlasana gece kara dert karabembeyaz bir kader ve sessiz günahkalbimi açtım ben sert rüzgarlarayenik isyanlara parça parça ahanlasana gece yara aşk yara

koşup peşinden ben nefes nefeseyıllar yılı seni arayacağımkavuşsam sonunda büyük hevesesevinçten diz çöküp ağlayacağımel edip sırrımı soran herkese

düş gördüm sen yoktun çok uzaklardayusuf ile kenan görünüyordubir çocuğun gözü ak bayraklardadurmadan züleyha ölmez diyordusen kendi göğünde ben sokaklarda

boynu bükük bükük açıyor şafakgünler zor geçiyor viranelerdeben daha ölmeden şu evrene bakyakma ellerini al perdelerdeherkes pişman herkes deli olacak

şafaklara vurur körpe çağrılarçoğalır sancısı dudaklarımınbir sırrı yakar bu yolunan saçlarinler arasında parmaklarımınşafaklara vurur sessiz ağrılar

gecelerde mini kediler uyursessiz sessiz ağlar küçük bebeklerlayya bu şiiri dünyaya duyuryine de sırrımı bilmeyeceklerbir sofra kur göğe aşkını doyur

o güzel kalbini nasıl vururumsürgünden sürgüne atsa da benilayya seni anar anar dururumgemiler arzuyla açar yelkenikorkular çağırır hain gururum

bir gemi yelkeni kanlara açarben sürgün anları anıp ağlarımkurtlar gezer dağda kuzular kaçarkalbimi elime alıp dağlarımne gökler alçalır ne kuşlar uçar

içimde bir hiç var inanmadığımsavaştan savaşa gelirmiş vebabir neşe içinde ben bir çığlığımdost kardeş sevgili anne ve babane kaldı dünyada tanımadığım

bir mavi ışığın elleri değmişdışımda içimde hep çizgi çizgive layyam başını önüne eğmiştutturmuş kendince bir garip ezgirüyası göklerden düşen bir çığmış

mahzun boş ellerim ah gülüm layyagözlerim gerçek mi yeşil gözlerimbir daha dönmedi bülbülüm layyaondandır yanıyor karda dizlerimyanıyor her yerim ah gülüm layya

şaşkın şaşkın düşen kara bakma senuzanır göklerin kaderi bizedönüşsüz yollarda gidip bekleşenverirler söylenmez haberi bizeruhunu bırakıp böyle çıkma sen

gölgesi dünyanın nerelerdedirgeceden geceye dönermiş geriaşktan mı hülyama serilen sedirdöner durur aşkla göğün diplerive uzaklar döne döne delirtir

ey dudaklarımda zamanın pasıçıldırma belası gibi aramakkana boyanan bir gelin yazmasıağıtlar içinde ölüme durmakölümler ölümler hiçliğin yası

cennet ve cehennem ve gülüm sunaincecik ruhumun şarkısı ağıryer ve gök yer ve gök dönmüş efsunabin kapı ardından bir melek çağırve çağır cinleri aşk uykusuna

çağır gelsin hayat sonra intikamsevdalar düşümün salıncağındaaşklar yarım yarım garip bir akşamkederden bir nehir varlık dağındagelsin gözyaşlarım gelsin ihtişam

dışarda insanlar vahşi ve yamyamve aşklar değişmiş aşklar kudurmuşiçerde bu garip bu yalnız babambir geyik postunda kıyama durmuşbelki sevmem daha belki uyanmam

onlar ki dünyanın gariplikleribu yoksul dünyada ben onlardanımonlar ki sevdanın son iplikleribir rüya uğrunda yananlardanımyanmak ki dünyanın delilikleri

ufukta bir şehir ve gülüm layyaelleri elleri asılı göğesırtımda bir hançer bir ölüm layyagel çıkar dönmeden kanlı çiçeğebak kendini boğan bir gölum layya

istanbul ve bursa arası yollargözlerin yolları aşıyor gibive ölüm aşkına açılan kollarkolların içinde yaşıyor gibikalbimle kalbinin yarası yollar

ezmeden ezmeden kaldırımlarıbu şehrin kalbini diri isterimbir kurşun çağırır tüm rüyalarıben o an en güzel yeri isterimdenizi masmavi kuşları sarı

nisan yağmurları ne zaman gelirkurak aşkımıza bir pınar gibibizi anneler ve çocuklar bilirne zaman görünür denizin dibidenizi ne zaman bırakır nehir

gözlerini layya yukarı çevirbirşey sallanıyor uçsuz bucaksızumutlar devrilir aşklar devriliryaz biter mevsim kış ağaç yapraksızbeyaz pencereden karanlık gelir

delilik ve cinnet içinde sunatoprağa bir tohum bırakıyorumağıtlar düşüyor dudaklarınaben uzanıp göğe gül takıyorumyakacak günüm yok artık yarına

ölümün alnından öpmek için mibu telaş bu koşu boş anonslarave hülya kurmayı bilmek için misinema bileti son seanslarahayatı hayata bölmek için mi

gökler ki yerlerde arar yıldızıgündüzden de ışık gece tüm yollarey şehrin kaybolmuş efsane kızıgökler seni anar sabaha kadargökler ki ruhunda sarar yıldızı

dondurma yiyen kız hani dondurmandindirir mi artık ızdırabınıboşuna düşleri hep hayra yormanrüzgârlar dolanır arar rabbinibir eşarp bir yıldız ateş ve orman

küskün bir hatıra bir alkış layyaben ki şehir şehir arar dururumtoprağa karışan yakarış layyaseni şiir şiir arar bulurumtitriyor istanbul bu son kış layya

karanlık yalnızlık içre karanlıkbakışın geceme damlarken benimsonra kalabalık sonra ıssızlıkruhunda ruhumu ararken benimkara kara akan deli yalnızlık

bir gelin rüyası ateşten duvakiçinde aklıma sen geliyorsunaz sonra geceden resmin çıkacakyaptığım resimde hıçkırıyorsunsende bir deniz var beni boğacak

aşk nedir aşk nedir diye soranabir mahşer içinde yalnızlık dedimsevda ateş gibi girince kanauğuldayan şehre ıssızlık dedimyıkadım andımı geldim kapına

gökyüzü uzakta değilse senifırat köprüsüne götüreceğimbulmak için gelen kara treniher gece bir türkü bekleyeceğimtanrıdan esinti yağmurdan ninni

bir gelin rüyası bir yalın duvakiçinde aklıma sen geliyorsunsende bir deniz var beni boğacakbir gülüşün kalmış bir düş olmuşsunherşey çığlık çığlık herşey yalnayak

kapılar kapanmış hıçkırıyorsunve maviyi geri istiyor kuşlaraydınlık aydınlık ama sen yoksunbir resim yanıyor sonra susuşlarsöyleyin öyleyse beni kim vursun

Favoriye eklemek, not almak ve koleksiyonlara kaydetmek için etkileşimli okumaya geçebilirsin.

Şiirde geçen sözlük kelimeleri