Rüya Taşı
Bir rüyaydı, Ayers Kayası’ndaydım san ki. Beni biraksakal karşıladı. Yaz, dedi. Yazdım, yazıyorum.Buraya eller geliyor, dedi. Üzgündü. Bana bir şeyleranlattı.
Kaybetmek, kaybolmak değildir, dedi, üzülme.Yine de bir gün hepimiz kaybolacağız.Mechûle mi, malûma mı, onu sen bileceksin,dedi.
Dünya doğurur, bil, dedi. Bildim.Doğurduğunu çocukken gördüm. Yalnızdım.Sonra yaşlı bir kadın bana su içirdi.
Hazer denizini gör, dedi. Gittim gördüm.Or’da bir mağ’ra var, dedi. Gittim, gördüm.Or’da, atalarımı gördüm. Kafkasya’da yaşayanatalarımı.
Aklıma Anam düştü. Anam, Dünya.
Sonra dağları, taşları yazmaya başladım.Aksakal, anlatıyordu. Bir arkadaşın ölecek,yüreği yarık, dedi.
Öldü.
İki insan var, dedi, birisiyle raslaşacaksın. Biraşkın sonunda. O, sana bir taş verecek, dedi.Ötekine, sen taş vereceksin, dedi.
O taş, onun elinde kalacak, dedi.
Kaldı.
Bir taş göreceksin, bir adada, havadadurduğuna şaşma, dedi. O taş, bütün insanlariçin kutsaldır, onu gör, dedi.
Rüyamda gördüm.
Başka bir ada var, dedi, senin oturduğun veyaşadığın yerde, Şehir’de, orda gözleri mileçekilmiş bir insan görürsen, sakın şaşma,dedi. O, granitten doğdu, granite gömüldü,dedi.
Ben bu arada denizdeydim. O insanın şiiriniyazıyordum. Taş verdiğim yaşlı adamlabirlikte.
Bu bir rüya mı?
Rüya ne?
İki taş var, siyah, birbirinden ayrı, dedi. Onlaryukar’dan geldi, unutma, bil.
Çocukken, akrep ve yılan arardım. İki siyah.Akrep bulur, ezer, parçalar, parçalarını ayrıayrı gömerdim. Gömerdim ki, tekrar bir arayagelmesinler ve canlanmasın.
Peki yılan ner’de?
Taş da bir sudur, kendince...
Acı bir taşı diline değdireceksin, dedi.
Değdirdim, acıydı.
Taş, yanmaz, dedi, elmas yanar. Unutma, sende karbonsun. Artıksın, atıksın… Kalakalmışsın.
Bir ağaç olduğumu düşündüm. Ağladığımıdüşündüm. Gözyaşlarımın denizedöküldüğünü ve or’da kuruduğunudüşündüm.
Düşündüm mü, rüyada mıyım?
Sonra bir ses geldi. Bildiğim bir ses. HepimizBiriz, diyordu, Birden geldik.
Sonra, ben hangi rüyadayım?
Aksakal, bir taşı mutlaka bilmelisin, dedi. Eşinerde, onu da bil. İkisi de siyah…
Çölde, kumlar arasında bir kumdum. Taşoldum. Kendimin rüyası… Bir güle döndüm.Kırıldım.
Konuşamadım. Taşlar konuşmaz ki!Parçalanırlar, dağılırlar. Bütün Dünyaya.Anaya.
Yarılırlar, ayrılırlar.
Birleşemezler. Giderler. Or’dan oraya. Gitmekistemezlerse de giderler. Su içe içe. Su içmekisterler. Öyleler…Bir ot olacaksın, dedi. Su içeceksin, kayalarıparçalayacaksın. Sonra su olacaksın,akacaksın. Demir döğeceksin.
Kanayacaksın. Kana kana.
Keşke, yağsa…
Bu taşı tut, dedi.
Dışardayız, dedi, döneceğiz—içeriye…
Sonra, su, ateş, hava ve toprak, kardeştiler,dedi, insanlar, onları ayırmadan önce…
Bana bak, dedi.
Baktım.
Uyandım. Yandım.