Selim Temo

Bir Keman Sesini Arıyor

kirpişan bir ovaya geçerek geldimQuasimodo yazgisiylaben kürelerde merakli ellerkuru çeşmeler özlemindesonra doğurdun benikendini içimde unutaraknasil sancimaz kaburgalarin

ey haksizlik edebildiğim ilk insaney bitek topraklarin sarsak yolualnima yürüyen yasli ve yorgun orduşakaklarimdaki revirdudaklarimdaki çöley benim güzel kizim kocalmiş bebeğimküçük gün yüzü görmemiş memelerine bastirdiğino sevimli kitaplarrotasina tutsak gemidağina tutkun gerilla

ey ellerini bir kratere düşüren tedbirsizey şimdi belki de deniz gören bir balkona konan serçebalkiyan kederbeni patlamiş yara gibi birakan gidişler oyuncususuyun ve sevilen yemeklerin kardeşiey aşkima maruz kalan talihsiz mağdurey mutlak öpüşlerin gecikmiş taniğisonun sinandiği çiplak anin dehşetiey kollarimdayken özlemeye başlayaney yalnizca yağmurda ağlamayi sevdiği için heryağmurda terk ettiğim küstürüp gittiğim ilkokulbir mağaraya yönelen korkulu merakçildiran uçurumdayanilmaz ağukirilgan ağizyalniz gövdemle serpilen dostlukey sayri sevişmelerin tedirginibüyülü kiyilara biriken köpükkayip hazinegizli geçit

şimdi ellerime değsen ölebilirimcanli çiçekleri alabilirimölgün bir vazodanama israrliyim ölebilirim de

geçmişim kavruk bir kederdi doğrudurdört duvar arasinda ördüm dünyayifosforlu harflerle işiyarak ara sirasokağa çiktiğim da olmuşturterli bir yataği yorduğum da

"bana şair dediler-ne acimasiz iftira!öğütülmüş bir nehir yağdi şehre yağmur sandilar-ne büyük yanilgi!bir kurbağayi öpmenin yollari da vardir halbukive yangindan kurtarilacak ilk şey su'durve eğer tanri yalnizsa bu kendi sorunudur

bir öpüş pençesiyle başlarim yüzümü karmayabirbirine karişan anilarimizi toplarimgömgök bir denize atlarim; başka eksen yokşimdi buğdaya kesmiş bir ovaya geçeceksinçantanda bir renk üçgeniyle:

kirmizi, sari, magenta, yeşil, mavi, cyan

kalk o mutsuz yataktanunut balmumu tenindeki metalik elleribeni hatirlamakla başla kaçan uykunahatirla ben bir kuyu dibiyim

yoksa kim tutar ellerimikimliğimi gören hangi şehir konuk eder benibeni kim sever kim özler kim gözetir

serçeler uyandi hadi uyumakapatma atmosfer renginibak nasil kanat açarim örtsün diye alniniyolunu şaşirmiş bir ay bir krizantem ve bir martikonar dudaklarina iki nehrin ortasina yerleşir gibikanar kuğurur parpazlanirsin kollarimdasonra barok bir senfonidir yayilan teruyum sadelik ve kokuboşalir çekinik gözenekler

susalim sudan çikar çikmaz öpüşür gibisen bir çinar altisinher yanin serin gölgeher yanin çocuk parki

"ben yağmurun kum saatiyim" diyor ya Melih Cevdetben de yağmurun kum saatiyim ben de