Sedat Umran

Balya

Koskocaman bir balya, hiç kimsenin görmediği gümrüğün sansüründen gizlice kaçırılmış bin tonluk acı~yükü sırtımda götürdüğüm; belki ben daha doğmadan bin yıl önceden bu ambalaj gizini çözen tek şifre —tehlikeli madde— gözyaşından soğuk damgası ya da kanmumuyla mühürlenip kapatılmış yasak yaşamaların bana armağan ettiği Almamazlık edemezdim ayıp olurdu çünkü,en hafif olmak varken bu gece yolculuğunda bir ân yanımdan ayırmadığım bin tonluk acı; ama atamam ki odur duyuran bana yaşadığımı, o olmadan nasıl anlıyacaktım soluk aldığımı? Kadınlar, erkekler ve çocukların tüm mutlulukları,darılmaların barışmalara getirdiği sevinç...Her şeylerim kapalı odalarda bıraktılar,örttüler iç'in iç'e açık pencerelerini; aradıkları yoktu ki zaten her şey gözönünde,ellerinin altında balmumu günleriaynı modele göre biçimlendirdiler,yonttular köşelerini tehlikeli yaşamaların,törpülediler uçlarım kuşkuların; uzun vadeli hesaplar, otomobil, apartman katları,ay ay ödenen taksitler, bütün bir kuşağı yutan,yanılmıyan hesaplar ve paranın birike birikekişiliğe büründüğü, ortak olduğu yaşantılarına,iğreti durduğu ve güçlükle tutunduğu iç düzendeÖlümün o kapkara soluğu gezinmiş aynalardagörünüp kayboldular yarasalar gibi,her gülümseme, her söz önceden hazırlanmışmühürü ve imzası okunmayan bir dilekçe.Ben o daracık kompartımanında yalnızlığın bir gece yolculuğunun tek yabancı yolcusuyumyanımda bin yıllık balyası acılarımın! ..

Temalar