Salih Bolat

Kim?

sabahın otlarına basan, rüzgâr değilse, kim?tutkunun ateşiyle kıvranan ve erkenden uyanansessizliğin henüz olmamış meyvesine dokunan?yabancı bir rüyadan, uzak bir dağdan ya da yalnızlıktanoluşmuş yabanıl zamanın içindekim, karanlık taşta pişirilmiş ekmeğin sıcaklığıyla avunan?

acının bilgisiyle bilmek isterim, ışığı kışkırtanıgecenin yolunu keseni ve duasıyla yatıştıranıdalından kurtulmak için çırpınan yaprağı.

düşünceli ağaçlarıyla şu ormanı tanıyorum, o değilvazgeçişin şarkısıyla bu kaçıncı karşılaşmamız, ıssız yazda?ayrılan da değil, çelikten bir çabayla açtığı yatağındangöğün nedenini soran ya da bir kuramı uygulayançölün kaygısıyla biçimlenmiş yazıyı okuyan, hiç değilsolgun bir lambanın aydınlığında, bir savaş barakasında.

sabahın üşüyen tohumunu ısıtan, güneş değilse, kim?sözün kapatılmış ocağını zorlayan, yıkık bir omuzlaödünç alınmış ve kırılmış kemiğin bedelini ödeyensilinmiş gölgeden, biçilmiş yoncadan ya da kuşkudanoluşmuş belirsiz gövdenin sınırlarındakim, hüzünlü bir mutlulukla kımıldayan?

ölümün mutlaklığıyla durdurmak isterim yolu karartanıkuşun uykusunu böleni ve zulmüyle susturanıbize unutulmuş sesi hatırlatan kanı.

Temalar