Sadettin Kaplan

Vay Gülüm

Kurardın her gece bir altın şehirSeher vakti nerelerde yıkardınGül oyalı al yazmanı ayda birYarpuz kokan derelerde yıkardınSana gelmiyordu samanlık sarayVay gülüm vay

Seven can verirdi bir çift sözüneAçılmaz bir gonca idi dudağınBir “erkişi” gözü değse gözünePençe-pençe kızarırdı yanağınKaçardın kişnerken içinde bir tayVay gülüm vay

Yedi renk emerdi gözünde çakırGökkuşağı yaylanırdı kaşındaKızıl kor olurdu elinde bakırSen sıra beklerken çeşme başındaEriyip akardı bakraçtan kalayVay gülüm vay

Düşlerin mızrabı taşa değse deGönül bağlamanda o tel inlerdiSana gıpta eden kızlar neyse deEn çok kıskananlar hep gelinlerdiKaşların hilaldi yüzün dolunayVay gülüm, vay

Suyuna değince sağnağın saçıKüçük derecikler özenir nehreSonunda o köyden yükleyip göçüGeldiniz düşünü kurduğun şehreHicretiniz köyde sayıldı olayVay gülüm vay

Binalar dağ gibi ekmekler ufakUçsuz bir ummanda Bismillah viraHer dönemeç belâ her köşe nifakYıllık geliriniz bir aylık kiraNe çabuk geçiyor kirada bir ayVay gülüm vay

Bir gece düşüne girdi ulu cinİçirdi bâdeyi zamana uydunNasıl da yakıştı sana “blucin”İlk hazzı ilk gece işinde duydunGördün ki zorluklar ne kadar kolayVay gülüm vay

Kartal kanadında süzüldü havaUçtun ayakların kesildi yerdenBir türlü bir dala konmadı yuvaŞehzâden bakmadı pencerelerdenSen dansa kalkarken bozuldu halayVay gülüm vay

Rüzgâr nerden esse o yana yattınÜniforma soydun mum alevindeGitmek için asteğmene dayattınKız ne işin vardı orduevindeBaban paşa mıydı deden miralayVay gülüm vay

Hiç yok olur muydu kadının adıÖzgürlüğü ak gerdana işledinAlnındaki ar damarı çatladıDudağında dönülmezi dişledinKüçük bir ninniydin ettiler nanayVay gülüm vay

Bir filizdin uçurumun ucundaDerinliğe doyamadı sığlığınBir yel esti tükenişin burcundaTren raylarından uçtu çığlığınKesişti makasta sonsuz iki rayVay gülüm vay

O hasret çektiğin bu koca şehirYine öğütüyor değirmen gibiCaddeleri nehir havası zehirVitrinleri şehvet renkli ten gibiEn ciddi cümlenin özünde alayVay gülüm vay

Yasını tutan yok adını bilenHâlâ gözünde mi o kara perdeGidenin yerini alıyor gelenHiçbir şey durmuyor durduğu yerdeNazlı otobüsler hızlı tramvayVay gülüm vay

Şu şehir sandığın boz-bulanık suHer dalgası bir limana susamışGecesi bin tuzak günü bin pusuKırk başlı bir ejder kana susamışNe altın okları savurdu bu yayVay gülüm vay

Bilmem seni nice etsem hikâyeGarip hasta toy hekimin umrundaŞu dünya hayatı olunca gayeBu hazin hikâyen kimin umrundaDilekçen makamdan alır mı onayVay gülüm vay