Sadettin Kaplan

Harman

Dağın yamacına yaslanmış köyümYedi köyün uğrağıymış bir zamanOrmanlar tutunurmuş eteğindenFermanlar er seçermiş erkeğindenDüğünleri varmış bayramları varmışÇocukları kış günleri kurtlarla oynarmışHasat bitmiş harman geçmişKöprülerin altından su üstünden zaman geçmişYaz elinden tutmuş güzünTeki ölünce öküzünÖbür teki yollamışlar kasabaCümle köyler bir-bir olmuş kasabaBizim köyü kimler göreAlmamışlar hesabaKış gelmiş boran olmuşDert girmiş kıran olmuşFermanlar ormanlar dağa çekilmişKurumuş sesleri yarpuz kokulu sularınKimi yurt dışına gitmiş ekmek peşindeKimi İstanbul’a göçmüş yavrularınUzanmış kara toprağa karasabanNe hasat kalmış ne harmanKöyler uğrağı köyüm viran olmuşGayrı ne arayan ne soran olmuş…*Duvarın dibine oturmuş ninemSıvamış güz güneşini döşüneKız göçürmüş oğul evermişTorun-tosun büyütmüş dizlerindeBayrağa kan toprağa şehit vermişYaz günleri yazının düzlerindeAz mı seğirtmiş davar-doluk peşineUnunu elemiş asmış eleğiİman üzre göçmek bir tek dileğiGayrı bu dünyada işi ne…*Söğüt duldasında oturmuş dedemAltına en titrek gölgeyi sermişYemen’i dinlemiş Sakarya’yı görmüşEn onulmaz yaraları bağrınaKurşun-kurşun süngü-süngü örmüşAz mı ökçe basmış düşman leşineHer çileye razı olmuşDört cephede gazi olmuşGayrı bu cephede işi ne…*Fersiz gözlerinde güneş yaldızıElinde ucu eğri paslanmış çuvaldızıNinem sermiş de dizine kocamış gençliğiniEski pembe düşlerinden yama yapıyor…*Söğüt gölgesinde değer görmeğeElinde sapı kırık ucu paslanmış eğeTükenişin türküsünü kemirirken çekirgelerDedem dilinde Tekbir kırışık alnında terEski bir kılıcı kama yapıyor…