Derler ki...
Derler ki yılı gün yelpazelermişDedemin yel gibi estiği yerdeHançeri denize saplı dururmuşSuların ateşe kestiği yerdeKan rengi laleler/ güller açarmışMürşidinin “kadem” bastığı yerdeZaman birden gemi azıya almışDevranın dizgini kastığı yerdeHâlâ taş kesilmiş beklermiş atıAmcamın babamı astığı yerdeKendisi dillerde bir nam-ı giranYorganı göklerde/ yastığı yerdeSonra ben doğmuşum güneş batarkenKaderin anama küstüğü yerdeDerler ki boğazı sıkınca kementEl konuşur dilin sustuğu yerde