Sekizinci Ağıt
Tüm gözleriyle görür yaratıkaçıklığı. Yalnız bizim gözlerimizsanki tersine dönmüştür, yaratığın çevresinekurulmuş birer tuzak, onun açık kapısının ağzına.Dışarda olanı biz yalnızca yüzündenöğreniriz hayvanın; çünkü çocuğu daha küçükkengeriye doğru çevirip, görsün diye zorlarızbiçimlenmiş olanı, açıklığı değil, hayvan yüzündeo derin mi derin. Ölümden özgür.Yalnız odur gördüğümüz; özgür hayvansonunu hep ardında bırakır,tanrı vardır önünde, giderse böyle giderta bengiliğe dek, çeşmelerin gittiği gibi.Bizse hiçbir zaman, bir tek gün bile görmeyizönümüzde o sonsuzcasına çiçekleraçan arık uzayı. Hep dünyadır, hiçbir zamanyadsımasız hiçbir yer değildir: Bir arık,
gözetlenmeyen; insanın, soluyup, sonsuzcasınabilip, göz koymadığı. Çocukkensessizce yitirir biri orda kendini, sarsılarakuyandırılır. Ya da öbürküsü ölür ve olur.Çünkü ölüme yakın, görmez olur ölümü artık insan.dışa diker gözünü, iri iri hayvan bakışıyla belki de.Ötekisi olmasa böyle görüşü kapayan,sevenler yakındır ona, şaşarlar …Sanki yanlışlıkla açılmıştır onlaraötekinin ardından … Ama hiç kimse onuaşamaz ve gene dünyadır önündeki.Yüzümüz hep yaratılışa dönük,bir onun üzerinde görürüz özgürün yansımasını,gölge düşürdüğümüz. Ya da bir hayvan, dilsiz,kaldırıp gözlerini öyle bakar içimizden. Alınyazısı denir buna: Karşıda olmak,başka hiçbir şey değil, hep, hep karşıda.… … … … … … … … … .… … … … … … … … … .… … … … … … … … … .Kim bizi tersine çevirmiş böylesine,her ne yapsak, yola çıkanbirine benziyoruz? Nasıl o, son tepede,vadisini görünce sonuncu bir kez döner, duraklar,ve oyalanırsa -,biz de öyle yaşıyoruz, “hoşça kal” diyoruz hep.
Türkçesi: Can Alkor