Bütün Bir Hayat
Gündoğumuna bir saat kala saçlarına düşen mavi gibidirmahmurluğun güneşleri;
bir kuşun mezarının üstünde, otların hızıylabiterler.
Onları da baştan çıkarır, zevkin teknelerindeoynadığımız rüya oyunları.
Zamanın tebeşirden kayalıklarında onlarıda hançerler bekler.
Daha mavidir derin uykunun güneşleri: Birzamanlar saçının bukleleri gibi.
Bir gece rüzgârı olup, kız kardeşinin paraylaaçılan kucağına sığınmıştım;
Üzerimizdeki ağaçtan sarkıyordu saçların,ama sen yoktun.
Biz dünyaydık sanki, sense büyük kapınınönünde bir çalılık.
Beyazdır ölümün güneşleri, çocuklarımızınsaçları gibi:
O, yükselen sularla gelmişti, sen kumluktabir çadır kurduğunda.
Sönmüş gözleriyle, başımızın üzerindemutluluğun hançerini kaldırmıştı.
Çeviren: Ahmet Cemal