Pablo Neruda

Jimenez De Queseda

Geliyorlar,geliyorlar

Gemileri gör varıyorlar kalbim.

Magdalene üstünde gemilerdir,

Gonzalo Jimenez’in gemileri;

Varıyorlar,varıyorlar,gemilerdir...

Kapa,kemiren kıyılarını,

Koma onları ha,nehir!

Al onları,dalgaların altına,

Sil süpür,onlardaki tamahı!

Ateş hortumunu at,

At kanlı omurgalılarını,

Nehir!

Sal,

Göz yiyen yılan balıklarını,

Sal onlara!

Kaba timsahı çıkar,yollarına:

Batak rengi dişleriyle onu,

İlkel kalkanıyla;

Kumlu sularının üstüne kur,

Köprü yap,onu!

Jagar(*) ateşi boşalt,nehir ana:

Tohumlarından olma ağaçlarının,

Doruğundan!

Kan sinekleri yağdır,kan,

Kör et gözlerini,kara dumanla!

Tık onları,yarı kürene:

Yatağındaki karanlık köklere

Bağla,onları!

Ye bitir,yengeçlerinle:

Ciğer ve dudaklarını,

Tüm kurut kanlarını,

Kurut!

Talan ediyorlar,

Dişliyorlar,öldürüyorlar,

Daha şimdiden;

Daldıkları korudur.

Sırlı, kırmızı ormanın örtüsünü

Savun Kolombiya,n’olur!

Bıçağı dayadılar şimdiden:

Ufacık tapınağına,Iraka’nın.

Aha,tuttular zipa’yı(**)

Ve bağladılar:

“De sökül,

Eski tanrının mücevherlerini! ”.

Mücevherler ki:

Pırıldar ve çiçeklenirdi,

Kolombiya seherinin çiğiyle.

İşkenceye koşarlar prensi,

Şimdi de,

Öldürdüler.

Başı,bakar bana:

Kimsenin örtemediği gözleriyle,

Bakar,yar gözleriyle:

Yeşil ve çıplak yurdumun.

Muhteşem başı,yakarlar

Şimdi de.

Ardından gider atlar:

Kılıçların ve işkencelerin,

Şimdi de.

Üç beş köz kalmış ortada,

Ve küller arasında şimdi:

Gözleri prensin,

Kapanmayan gözleri.

(*) Jagar: Güney Amerika kaplanı(**) Zipa: Yerli başbuğ ve papaz

Temalar