29
ah dedim, çünkü geçti aşkın alfabesindebeyazlarımı giyip bir ömrü eskitmeye
cin kaçmamışken daha sihirli lâmbalardançocuktum suluboya bir masalın başkentinde
dokuz düş kurdum sonra, birinde kuyuelbet ona düştüm, tanıştım endişeyle
flüt çalan şehirde buldum yolumugüz öptü yüzümü, kuşandım yağmurluğumu
ğ vitamini çaldım şiirin kilerindenhüznümü süzdüm suskun, oyasız bir tülbentten
ışığa çıkardım ayıplarımı, serip kuruttumİstanbul'a sevdalandım, unutuldum, unuttum
jilet gibi kesen zamanı düştüğüm aşk mı?kalbimi açtım sana ötesi var mı?
-lâle devri kısaymış büyümenin-
maskeleri gördükçe şehirlerin yüzündeneydim bu baloda ben, çıplak kral mı?
on dokuzum arsızdı ayna tuttu içimeözüm yüzüme değdi, dil isyanda kemiğine
perdeyi çabuk çektin, kapıları kapattınrolümü sevemedim, uymadım repliğine
sana benzemedim diye bütün bunlarşarkını başka renk söyledim diye
trenlerini kaybetmiş istasyonum şimdiuzaklaştım ufkumdan, şaşırdım saatimi
üzgünüm, filmi başa saramamve diye takamam seni koluma
yirmi dokuz yaşımdı, ben onu yazacaktımzehir zıkkım sözlerin düşmeseydi mektuptan