Onur Caymaz

Mızıka

elleri çürük ve paslı bir bıçak olandemir çarşılarında sarışın bir işçi abimizikasen yokken bezden bir kalem kutusu gecelercedüşünce içi kırılan kırmızı kalem bir kalbimizikayazarken bir yerinden mutlaka kopan

çekilen bir tırnağın acısı kalır çekildiği yerdedeniz midir artık akan gökyüzü mü anı mıçocukların ağladığı hiç uyumadığıkarakalem karartma gecelerimizikaperdelerin hep gaz lambalarıyla yandığı

çok kullanılan imgeler bile yepyenidir göğüslerindeöğrendik abiler öğrettiler on derste karadır şiirimizikakalın do’dan ince do’ya geçerken ne kasavet ne gamdudağımızda jilet gibi ellerin kan ağzın kanacı acımızdır nasılsa yalnızlık yalnızlığımızıka

mızıka bir hüznün adıdır yalnız şiirde çalınanyaz akşamları en iyi pantolona kazayla dökülen biraadım atsak gökyüzüdür hep günler gök izi

ne zaman bir şiirden geçsek ya da ateş tensarhoşken talandan akşamın rengindensöylemlerden süreçlerden geçsek en telektüelne zaman bir yola çıksak yolumuzun bir yerindenaşk aşkımızıka gün günümüzüka

Temalar