Onat Kutlar

Penceremden Görünmeyen

Çamağacına

Duman renkli ve kocaman bir karganınKumlu dalgın kanatları ardındanDenizin derinliklerine açılanAkdeniz güneşinde çürümüş ahşapVe kuytu yosunlara çalan tekneninReçine kokusuyla tanıdığım

Çamağacına

Bol sisli bir kışın ormanındanKarlı gelin telleri taşıyanGümüşten yapraklarla örtülüUysal ve uzun boynunu bahçelerinVe benim toprağıma eğmişGülümserken bir eşkiya rüzgarınSöküp uzaklara götürdüğü

Çamağacına

Bir akşamüstü kayboluşuPenceremin daracık sahnesiniLacivert ve kadife ve kesinBirinci perdesiyle kapayanGünlerimi çok eski bir oyununGözgözü görmeyen karanlığındaOrtaçağ panayır soytarılarınınKüt ve kıvırcık sakallarıylaDurmadan dekor değiştirdikleriÖfkeli aralığında bırakan

Çamağacına

Şimdi rüzgar geçiyor penceremdenGövdemin kuruyan kavalınıKırmızı türkülerle donatarakSenin ormanından sayısız ağaçVe düslerimde bembeyaz yıkadığımTeninden coşkun sular geçiyorKapılıp sürüklenen ırmağaKıyıların danteline alışkınEllerim birden ulaşıyor

Çamağacına

Öperken yapraklarını acıyla kısıkSesli kuşlar bakırlayan yüzününBahçesinde yediğim vişnelerininKabına sığmaz sevinci ve tutkuYırtarken demirden kuşağınıAğır bir işçi gibi ölümünBeni yaşamanın kavgasınaYarışta bir tay gibi fırlatan

Çamağacına

Seni bir çok daha görmek içinDallarına basıp yaylandığımŞiiri katıksız dolambaçsızBir önsöz olsun diye yazdığımSenin adınla karıştırıpAdını yüreğimin canınaKazıdığım ve şimdi bir akşamüstüPenceremden ansızın görünmeyen

Çamağacına