Nüzhet Erman

İsimsiz

Taş toprakmış, kış kıyametmiş dinlemezŞiir kardelendir.

Yunus'un dilinde seker şerbet, has ipekKöroğlu'nda heyheylenendir.

Eşyanın uzak, tenha koyaklarındaNabız nabız birikendir.

Ateşten de, tekerlekten de önceTez canlı, hazır ve hemendir.

Kan köpüğe batık al kısrağı çatlatanSağır uykuları bin parçaya bölendir.

İçinde aynalıçarşı, rüzgârlı ÇanakkaleGidenin gelmediği cehennem Yemen'dir.

İlkbahardır Boğaz'da, gözleri mahmurGökkuşağıdır, sulu sepkendir.

Bir kelime, bir kelime, bir kelime daha,Birden özgürleşendir.

İdrake sığmazlığın bağnaz zaferineFi tarihini düşürendir.

Anlaşılmazlığı güzel, haklı ve geçerli kılanEn tatlı nedendir.

Dağarcığındakini dervişçe bölüşen,Varını yoğunu sebil edendir.

Sızım sızım, dostlar başına mayhoş sancısıAklı ayartan, yürekleri çelendir.

Ve bu kadar çok, hatta her şey olduğuna göre,Ya hiç bir şey değil,

Ya da ilk akla gelendir!

5 Mayıs 1991Ankara

Temalar