Nurullah Genç

Uzak Beyaz Bir Hayal Tutuyor Ellerini

Ellerin son gemiden artakalan bir hüzünBir vadiyi çoğaltan saf suyu sessizliğinErimeyi bir kalbin potasında öğrenmişBir gecenin nabzında damlamıştır yerlereBelki son meddücezir vaktidir denizlerinO hangi aynalardan çıkıp gelmiş ansızınSen hangi dağ başında bırakmışsın ruhunuŞimdi yalnızlık için kan döküyor gözlerin

Artık duymuyor seni fırtınalar, bulutlarSözlerin bin bir çeşit alevlerle yanıyorSen O’nda unutulan resimlerin matemiO sende her çiçeğin yüzüyle uyanıyor

Uzak beyaz bir hayal tutuyor elleriniIrmağı yatağından ayırdıysa karanlıkSu şimdi kahra giden yolların ayrımıdırBir tohum gülümsüyor; kökleri yüreğindeBir tohum ki, bahçenin en nazlı kıvrımıdır

Bir tohum, dallarında asılı kirpiklerinBir tohum, gövdesine gözbebeğin gömülüBir tohum, kabuğunda gül baharı taşıyorBir tohum, ardı sıra sefiller ağlaşıyor

İstenmeyen birisin şimdi doruklar kadarOyuncak bekleyip dur yetim çocuklar gibiBilmiyor ki, senin de görünmez bir günün varUzak beyaz bir hayal tutuyor ellerini

Temalar