Nurullah Genç

Sükût-ü Hayal

böylemi olacaktı türkülerin son hâliezgilerden sorulur küfürlerin vebâli

ayna kırıldı; hisret divanında gül soldupapatya uçarı bir zakkum oldukuğu gölün en susuz noktasında boğulduivedî bir kavgadır tenhâ da ömürdireniyorumdireniyorum ki, aşk yenilmesinzenginlere, cinayet erbâbına

böyle mi olacaktı mutluluğun son hâlikahkahadan sorulur hıçkırığın vebâli

bir milat öncesi kalıntı gibizulme açılıyor gizli kapılarsanki bütün yüzler çalıntı gibiçocuklarda bile kan kokusu varhayat bir dramdan alıntı gibitabut kırılıyor; ağlıyor mezaraşk elden gidiyor; durmamalıyımyosunlu hayaller kurmamalıyımölümün ardına düşüp gün boyukırmızı camlara vurmamalıyım

böyle mi olacaktı değirmenin son hâlibereketten sorulur kuraklğın vebâli

güya bütün umutlar ülkeme dolacaktıgüya ülkem göklerin yolunu bulacaktıneden hafif tartıyor yüregimi terâziintizarın mavi dengeleriniyıkıyor sonunda leylâdirenmeliyimdirenmeliyim ki, aşk yenilmesinyoksullara, kürek mahmumlarına