Nurullah Genç

Selda ki, Gökyüzünde Bir Yıldızın Adıdır

Varsın olmasın sabah; gün doğmasın ne çıkarBen zaten yitirmişim deniz fenerleriniBilseydi okyanusta tutuşan gemileriDalgalar ölür müydü bu kan rengi kumsaldaUzun bir taraçadan bakıyor şimdi seldaVarsın bütün hıncını benden alsın yalnızlıkGri elbette kahır getirir mâveradanTuruncu başaklarda büyüyen her katilinHayatı biraz hüzün, biraz çöl ve ıssızlıkSanki bütün çiçekler gizemli bir masaldaTâlihin esrârını yıkıyor şimdi selda

Sorulur mu bir saray lalesine memleketHani, o gökyüzünün eski bulutlarındanDüşer mi birkaç damla ışık avuçlarımaNedense tükenmiyor bu son firâk-ı yeldâSahrada bir meczûbu yakıyor şimdi seldaVarsın bir akşam vakti kurusun menekşelerEy fırçasında bahar biriken soylu ressamEy toprağa bereket bağışlayan annelerHani sonsuzdu ufuk, hani hayaldi mahşerYol da bulamazsınız bu tûfanda, bir sal daRuhumun burçlarına çıkıyor şimdi selda

Kum taneleri neden sevdasız ve kederliVe neden kasırgaya dönüyor sarmaşıklarNerede yâr elinden zehir içen aşıklarNe kâbus içindeyim; ne mutlu bir rüyadaYakama gökkuşağı takıyor şimdi seldaGururlu bir vadiyi süsleyen gül ve mevsimMüzeyyen aynalarda ışıldayan her resimBir ankâ heybetiyle deliyor karanlığıRenkleri büyülüyor ayışığında sesimBu câzibeye kul da müptelâdır, kral daİçimde nehir nehir akıyor şimdi selda

Temalar