Nurullah Genç

Pişmanlık ve Hüzün

Zaman çığlık dolu; bu son gecedenAydınlığa indi bütün kederlerBir ses 'uyan' diyor, 'ölüm gelmedenYoksa seni karanlığa iterler'Zaman çığlık dolu; bu son gecedenNeden korkuyorum, bilmem ki neden

Kelepçe vurdular, eyvah, dilimeEski bir ülkede, yitirdiklerimToztoprak misâli çöktü elimeRüyalar içinde getirdiklerimKelepçe vurdular, eyvah, dilimeÖksüz kaldı benden hece, kelime

Elim silahlı sermayem: GururNeçiçekler benim; ne ben çiçeğimBir gün hesap için divan kurulurAyaklar altında kalır yüreğimElim silahlı sermayem: GururKorkarım beni de alnımdan vurur

Pişmanlık ve hüzün hep yığın yığınBütün varlığımla soyujluyorumOrtasında kaldım bir bataklığınKurtarın dostlarım, boğuluyorumPişmanlık ve hüzün hep yığın yığınBahçesi harâbe tüm insanlığın

Karşımda yokluğun alev gözleriZindanlar içinde zavallı ruhumMükâfat mı, bana şu kan gölleriYoksa işkence mi, avutulduğumKarşımda yokluğun alev gözleriBana diş biliyor yıllardan beri

Dilene dilene eğilmiş belimYüzüm kaktüs yaprağına benzemişBİlmiyorum, neden böyle tembelimKim bana 'çalışma, yaşarsın' demişDilene dilene eğilmiş belimArtık görmüyorum, sağırım, kelim

Acaba çıkar mı yollarım düzeYoksa yokuşlar mı öldürür beniBirgün kavuşursam belki, gündüzeTalih bir defacık güldürür beniAcaba çıkar mı yollarım düzeSonsuzluğa, mutluluğa, denize