Nurullah Genç

Pembe ve Duru

İnce narin kanatlı uçurtmadır kalbinDuru yağmurlarda yıkanmış şair nefesi kokan

Bir şebnemsin ki, Şems’le buluşur güneşin bahçesindeYaprağına düşersin saklı kalan acılarınMevlana’dır gözbebeklerinde ayDöner gün boyu dalgınAteş olur hüznün şahdamarında

Pembe kuşkular gördüm avuçlarında akanSaçlarını ören mahcup cihangirPembe mızrak taşır bakışlarındaBilmezsin ki, seher vakti Kubbe-i Hadra’danBir bumerang gibi yükselen çığlıklarınParçalanır, hatıralarda sessizBekler doğuşunu karanlıkların

Tebessümün ne kadar mumdanmış öyleYıldızlar çiçek kokluyorNatürmort çizgilerinde yüzününBir ter damlasında pırlantalarAkkor bir göz oluyor ardın sıra

Şehzade yalnızlığı içindesin, elçilerHünkâr kırmızısı yanılgılarla gelmişSürgün bir ah ve çile

Pembedir hangi rüzgâr dokunuyorsa teninNasıl şuh bir ayin ki gamzelerinde renklerDuru bir süreyyadır tenhada gölgen bile