Nurullah Genç

Nereden Bileceksin

O eski hülyaların sahile vurduğunuYakama bir muamma taktığım gün hatırlaGurbetin mahşerimde bir sıla bulduğunuDağlar gibi eriyip aktığım gün hatırla

Nereden bileceksin, şehrin sokaklarındaKaybolan ışıkların gözlerim olduığunuHer seher yüreğimde açan karanfillerinHer akşam ellerimde sararıp solduğunuNereden bileceksin

Kim bilir, belki bir gün kapıma geleceksinSiyah tüylü martılar yorgun pencerelerdeBenimle ağlayacak benimle güleceksinGöğsümde ızdırabı Deniz fenerlerininHayatımdan fışkıran hüzne gömüleceksin

Her şairin bir gülle bahtiyar olduğunuBir sana bir göklere baktığım gün hatırlaGönlümün kahrın ile ihtiyar olduğunuSigaramı sessizce yaktığım gün hatırla

Bilemezsin içimde bir denizdir yaşamakSen denizin en uzak noktasında şen şakrakBen kırgın dalgalarla avunurum derindeGemilere yosunlu mendiller bağlayarak

Nereden bileceksin fesleğen köklerininHecai bulutlardan bıkıp usandığınıAnsızın kayıveren yıldızların ardındaVuslatı bekleyen bir kalbin yandığınıNerdem bileceksin

Yağmura boyun büken susuz topraklar gibiKim bilir belki bir gün kapıma geleceksinSinesinde bi-vefa bir sırrı saklar gibiİnfazına yürüyen ölü tutsaklar gibiGözlerinin hicranlı yaşını sileceksin

Tatlı bir rayihanın göklere dolduğunuIrmaklara karışıp aktığım gün hatırlaGölgelerin ruhumu görüp kaybolduğunuMavi bir şimşek gibi çaktığım gün hatırla

Gülümse ve uzaklaş çünkü anlayamazsınBu kopan fırtınayı Yusuf'un yüreğindeKoyu bir çaresizlik ayinidir yalnızlıkZüleyha'nın menekşe büyüyen gözlerinde

Nereden bileceksin kayalara tutunanDevlerin birer birer vurulup öldüğünüRüyaları süsleyen eşsiz mücevherlerinBir dervişi görünce yere döküldüğünüNereden bileceksin

Kim bilir belki bir gün kapıma geleceksinKollarında rüzgarlı bir deprem karanlığıKapı aralığında sessizce gireceksinIşıldayan bu gönül şahikası önündeEl pençe divan durup sen de eğileceksin

Bülbülün lalezardan neden kovulduğunuBu hayal zindanını yıktığım gün hatırlaBalığın susuz kalıp suda boğulduğunuAcılar evreninden çıktığım gün hatırla