Kalırsam, Surları Yıkmak İsterim
aldanıp da sakın “kal! ” deme banataşları eriten hasretimlekanımı arıtan dağlara çıkıphasretim uyuyan maharetimlegideğim şiirin topraklarına
sen ey yaprakları ipek dokuyankalırsam,incinir çiy taneleriacı acı kişner yaşlı küheylanyağmura müptela değimsağmayoları kuşatan tebessümünügörsede, bulamaz dizinde derman
kalırsam, degişir gecenin tadııtır kanadından talih kuşununarza emrivaki süzülür zamankömür saçlarına tutunan kalbimkahve gözlerinde giyer kefeniincinir yep yeni bir zindan bileen güzel hücremde saklarım seni
rengarenk bir damla usare olupsessizce içine dalmak isterimtuttuğun aynalarda birden kaybolupyılarca yüzüne bakmak isterim“şehirde tükenen sihri bul! ” deme“kuru! ” de, “çürü! ” de, sakın “kal! ” demekalırsam, surları yıkmak isterim