Nurullah Genç

İstanbul ve Sen

İstanbul bana hep seni hatırlatıyor.Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.

Hala, gülümseyen bir lale gibibana sürgününü gönderiyorsundört yanı çevrili bir kale gibine sır umut, ne de sır veriyorsun

gemiler gidiyor, sen gidiyorsunsulara yansıyor yeşil gözlerinhüzün dalga dalga, ıssız ve derinbeni İstanbul’a terkediyorsun

sensiz ne şehrayin, ne deniz kalırgidersin, harabe olur İstanbulmartılar göç eder; sular alçalırkendini çöllerde bulur İstanbul

güneşi rengarenk şavkınla göktesaçlarını tarar iken bulurumbeyazı, gecenin çizgilerindeellerini arar iken bulurum

sensiz çözülür mi gül ve mu/ammayüreğimden hala habersiz misinadını göklere yazarım ammamehtabı kaybolur düşlerimin