Nurullah Genç

Heyecan ve Fırtına

bir hitit lalesi tanıyordum ilk defamasum bir aldanıştı hayat pencerelerdeintiharı koklayan çiçeklerle beraberçığlıklarıma tutkun bir kuyunun dibindeonun o gökkubbeyi yakan güzelliğinişarkılar soyleyerek anıyordum ilk defa

gemi benim olmalı, su benim olmalıydıgemiciler göklerde ruhumu bulmalıydıtutuşan bir dal gibi titriyordum ilk defayuvasız karıncalar ve kuşlarla bilendimkahır yüklü atlarla, yokuşlarla bilendimbulutları ayinde görüyordum ilk defamazide kın arayan kılıçlarla bilendim

yollar hep bana doğru koşuyor; farkındayımdağlar bile kendini aşıyor; farkındayımsavaşçı mızrağını kırıyor sevda içincemre damarlarıma düşüyor; farkındayım

üflenen her kandilin yerinde bir süreyyaağlayan her çocuğun bakışlarında akşamölümüne müstehzi adımlarla yaklaşanesir uykularında kalan binlerce rüyaçelik prangaları süsleyen hakimlereulaşır mı, merhamet ırmağı taşısa da

ihanete uğrayan gözyaşları gibiyimgene siyah bir perde çekildi üzerimesilahlar avutuyor benimle kendisinioysa ben yalnız senle avunuyorumöfkeli mahkemeler, kan tüküren dosyalarcinnet savcılarını sürüyor menzilimeoysa ben yalnız seni, seni savunuyorum