Nurullah Genç

Gülnare

ben, yıpranmış sokaklar ortasında avaresen, kırgın bir ülkenin süreyyası: Gülnarehonçalı novroz gelir; bir de siyah ve sarıdalgalanır göklerde bir kuşun kanatlarıher nağme, dudağında çarpılmış karanfilsana tutkun atlılar şimdi yorgun ve sefilgöğsünde, kıskandığım bir rüyadır kırmızınerdesin, ey masallar ülkesini son kızı

dokunmuyorsa kalem o mazlum kitabeyeayışığı düşer mi kanlı bir harabeyesensiz çöl, ıssızlığın kahrıyla zehirlendiyalnız bulutlar değil, vahalarda kirlendimahşeri bir serabın ardından yürüyorumgözlerini kaybeden bir kervan görüyorumgeride, okunmayan silik izler kalıyorkaktüs hala toprağı uykuda yakalıyor

tarihin her sayfası soluyor pare parekarasevda burcunu yıkıyorsun, GülnareAzerbaycan ufkunda bir divanedir gönülböylesi tarümar olmadı belki de gültorprak, bir bakışınla kızıl renge büründüyıldızlar ülfet için gündüz vakti göründügözlerin binlerce yıl ötesinden yadigarnerdesin, ey Bakü’den, Gence’den esen rüzgar

yaldızlı perçemlerin ıslandıkça uzuyoryalnızlık damla damla şakağından sızıyorbazen öfke, kavgayı sevenlerin ardındamalıhülya ve hüzün; bazen korku ve sevdaçiçeklerin yurdunda yalnız senin kokun varbazen uzaktan uzak, bazen yakın bir duvar

karanlığa mahkumdur gökte sensiz, sitareruhumu zevalinle buuşturma, Gülnaresoluğun ab-ı hayat mıdır; filizlendi külsiyah bir lale gibi aynaya düştü kakülkırdın yüreğimdeki saatin akrebinikuruttun düşlerimin hayal mürekkebinihangi ırkağa baksam akıyorsun derindenHazar, acılarınla ağlıyor kederinden

kuduran bir denizde benziyorsun şikaregörebilseydi seni ejderhalar, Gülnaregözlerinder fışkıran yanardağlar sönerdio ısırgan bakışlar balmumuna dönerdioysa şimdi su sarhoş; balıklar geldi diledalgalar son bir umut vuruyor sahileNahcıvan, hasretinle alevlenen sir çerağseninle firakını unutuyor Karabağgöğsünde, kıskandığım bir rüyadır kırmızınerdesin, ey masallar ülkesinin son kızıbırakıp gittin beni umarsız bir efkarehaber gönder, nerdesin, nerdesin ey Gülnare