Nurullah Genç

Gözlerin Çağırıyor Beni

eflatun sular süzülüyor aynalardandamlacıklarında hicranlı yüzünben kapıları aldatıyorum gün be günsen pencereleriben denizlere bakarak martılara yalanlar söylüyorumsen gemileresonra liman bilmez korsanlara terk edipıssız adalara sürüyorsun dizelerimigitmek istiyorum çakıp da kaybolan şimşekler gibigel gör ki, önümde hatıralar mahzeniparmak uçlarımda paslı çivilerbütün zindanları yıkarak birer birergözlerin çağırıyor benigözlerin en soylu atların koştuğu bir bahar gezegeniçeşmelerin bakınca gülümsediğiırgatların göklere yöneldiğilatince bilenlerin nergis akşamlarındagöllere meydan okuyupkıyısında şarkılar dinlediğitutkular değirmeniinciterek aşk kitaplığındaki bütün harflerikirpiklerinde efsane şairlerin mağrur kalemlerigözlerin çağırıyor benikaşlarının cilveli bir ahu gibiömrümüze düştüğü günden beriköleleri ağlattın ey sevda semenderiadı konulmamış yıldızlardan koparakvadilerde biriken yalnızlığımkalbimi avuçlarına almıştutuyor sana doğru çölde bir kuyuya mı bırakayım ellerimigeceye otağ mı kurayım buzullar ortasındane yapayım bilmiyorum ey acılar bedestenibiraz ateş ve hüzünbiraz köpük ve leylakgözlerin çağırıyor benigittim son ışığından bakışlarınınkırdım kanatlarını bin bir gece masallarındazümrüdüanka kuşlarınınşimdi nasıl da yürüyorum dağlara karşı farkında mısınumursamıyorum boğazımda düğümlenen yollarıbulutları susturuyorsun söylemesinler diyeturnaların toprağa dökülen eşsiz definelerinidamıt kalbini kuşkulu yokuşlardankurtul karanlığından fotoğraflarınher köşede ısırgan edalı kan evleriher menzilde leylayı küçümseyen kaktüslerne seni görüyorum hayatın boşluğundane de son anlarında resmini büyütüyoryokluğunla savaşan intihar temrinlerigizlenme ardına fesleğenlerinbahaneden bıkmıştır bezirganlar, mevsimleryüzeyde ve sancılı haykırışlar uğrunaderinden ve telaşsız bir uyanıştır şiirbu yüzden zehre batmış urganlar gül kokulubu yüzden gözlerine ayarlıdır saatlero öpüp okşadığın yaprak akkorsa şimdikim bilir hangi zaman gönlüme uğramıştırkollarına aldığın mutluluk servileribana dokunduğunda sessizce ağlamıştırsimyası bozulduysa dilimin, kelimelerbir volkandan geriye kalan ırmaklar gibibilinmez ki nereden akmıştır yüreğimegeçerek en azılı köprülerden, duraksızvarmak için sevdanın tükendiği ülkeyeduygularına ölüm yüklüyorum ömrümünyaklaştığım her sahil tutuyor ellerimimor bir yangın, hercai dalgalar, kum taneleriçakallar iniyor dağlardan apansızardımsıra gölgeler, gökkuşağırengarenk uçurtmalar gibi kaplıyor göklerimigözlerin çağırıyor benioysa ben hiç görmedim dünyada gözlerinitakılmadım engellerine nilüfer bakışlarınınbir ses beklediysem yankılansın diye evrenimdekalbinden benim adımasevdalı bir vuruşun özlemiydi süsleyensokaklarımı, şehirlerimigözlerin çağırsa da beniçağırmadan kalbin çatlayan gözlerimigörmeden ellerinde hangi toprakların yayılıphangi tohumların yeşerdiğinitutunmayacağım zamana dilenci gibihala uzaklardan işaret parmağıylagözlerin çağırsa da benigidiyorum; adımlarım yaz kurdu, güz kefeni

Temalar