Nurullah Genç

Arkadaşı Duygu'ya

ey O'nunla konuşan, gülümseyen, yürüyendostluğun en gizemli vâdisini bürüyenyanında mı söylerdi ormancı türküsünüsen de farkeder miydin cihannümâ süsünüdalgın bir pencerede roman mı okuyordumûsikî mi dinliyor, ateş mi yakıyorduO'ydu, eşyayı seven kumru bakışlı gülümbaldıranlar içinde sedef nakışlı gülümaklın gözü şehlâdır, göremez kanda suyusen de mi anlamadın bu kardelen duyguyugülümün sûretinde binlerce can görmüşümne böyle bir ıztırâp, ne imtihan görmüşümçılgın muhayyilesi kararıyor kullarınten kadehim doluyor şarâbıyla yıllarınbu şarâbı içecek yüreğimden âşıklarbu şarâbın rengini arıyor sarmaşıklarson fırtına dinince okyanus alçalacakbana mahbûbelerin en güzeli kalacakey gülümün yanında dağları aşan DuyguO'nunla sırdaş olan, O'nu paylaşan DuyguBarsîsa değilim ki ihanet çıkmazındakâh ezgiye dönerim bir garîbin sazındakâh asîl bir kavganın aynada izdüşümünasıl anlayacaksın esrarengîz düşümügülüm, varlığın için şiir istedi bendendevşiriyor yüreğim lâlezârdan, çemendendilesin, yıldızları parlatayım yüzünderengârenk yelpâzesi olayım gündüzündedilesin, getireyim yanına kafdağınıgötüreyim evine bengisu ırmağınıpervaneler misali döneyim çevresindesükûneti bulayım nârıbeyzâ sesindebir ömür çeksem bile bu hicranın derdinidilesin, omuzumda taşıyayım yurdunugülüme bakan mîmar beni vîrân sanıyorkirpiklerini gören damarda kan donuyorO, bütün dilberlerin kıskandığı can gülümmasallar ülkesine hükmeden sultan gülümdünyada yenilsem de, ötede zafer yakınDuygu, hatırım için gülümü üzme sakın