Ankara’ya Vardığımda Bembeyaz II
Bu şehir böyle değildi eskidenBir buzullar denizi, gölgeler ülkesiydiHangi el dokundu dudaklarınaHangi gözyaşları intizar ileYıkadı bu şehrin karanlığınıNe kadar güzelmiş akşam, ikindiGecesi bir rüya, sabahı bayramBu şehirde her şey bembeyaz şimdi
O müstear şarkıSu yüzlü dilâKim bilir hangi evde, hangi sokağındadırBelki de hanların otağındadırAyın pırlantasıYıldızın hasıGezginlerin hâlâ bulamadığıO mahmur yürüyüşO gök cilâsıKim bilir, belki de Kafdağı’ndadır
Sorsaydım bu şehrin aynalarınaSizin de başınız döndü mü bir günKarardı mı gözleriniz ansızınUğradıysa kalbe bir bahar, bir yazBelki de yüzünden yayıldı onunAnkara’ya vardığımda bembeyaz
Eskiden böyle miydi bu şehrin kuşlarıDalgaları bulur kan denizindenTaşırlardı ıssız bahçelerineŞimdi her birinde Leyla tutkusuRüzgârı alarak kanatlarınaBakıp bakıp uçuyorlar bir yere
Rüyaları böyle miydi eskidenÖlüm esrarengiz prangalarla gelirTakılırdı şehrin ayaklarınaŞimdi kapılarda Züleyha çiçekleriPencerelerde leylâkAteş bile mutlu, serin mi serinEy ruhumun kalbiKalbimin ruhuHasret yalnızlığın duvağını açıyorYokuşlarda gülümsüyor gözlerin
Beyaz bir uçurtma, beyaz bir bulutIşıldayan bir yayVe bir dolunayAz kaldı dağların küçülmesineEy kalem onu yaz, onda beni yazBiliyorum; sesler susacak: Hep oGörüntüler kaybolacak: Yalnız oAnkara’ya vardığımda bembeyaz