Ankara Acıları
hüznümün dudağıdır gökte açan karanfiltalih, bir cellat gibi vurdu yüreğimiziateşler ülkesinde o ve ben, iki mahkumkâh bir sevda çölünde parlayan ay ışığıkâh rüya bahçesinin zehirli sarmaşığıuzaklardan bir rüzgar esiyor efil efilsessizlik, acze düşen bir hayal kadar sefilşimdi gül, ey korkular şehrinin yelpazesihasretin o en uzun, acının en tazesineden hala tütüyor burnumda karanlığınruhum neden yıllardır kahrının pervanesibu esrar senin midir, yoksa gemilerin mihemen hergün bir yıldız kayıyor gözlerindengözlerin kan ağlayan deniz kadar derin miyoksa habersiz misin ruhumun kederindenah, bağrımda pütürlü bir bıçak kadar keskintabutumu bekliyor ankara acılarıbu ne bir aşk masalı, nede heyula ve kindumanlı bir çöküşün en kara acıları