Açtığı Kapıya
kurabilseydi bebek, yıkılan Halepçe'yikırabilirdi hayal bu memnu kelepçeyiçiçekli bir hânüman gördügünde, yâd olaniçinde tebessümler biriktirip, sâd olannarin parmaklarıyla dokunsaydı yaramabir damla su koyardı çatlayan mataramavakitlerden geceyi sevdigini söyleyenyalanı kapısından kovdugunu söyleyengitti bilmedigimiz günlerin ötesinegünler ki, gün ısıgı kalmadı ertesineey civan gölgesinden göklere bakan kapıbuzlayan bir âlemde kendini yakan kapısenin de, benim gibi girizgâh oldugun yerO'nun avuçlarında Ayine-i Iskenderyine âh mı sızıyor peltelesen dilindengözlerin mi damlıyor sararmıs mendilindenO, Kızıl Adalar'dan kusatandır "ay"ımıYedikule önünde yıkandır sarayımısaçları en hülâsa serhidir karanlıgınsenin de mi tarihe gömüldü tiranlıgıngeri gelecek diye, yollara bakıyorsuntitreyince, Nef'î'den hicivler okuyorsunoysa ben, bir yangının kalbine yürüyorumruhunda, kaybettigim cevheri arıyorumher solukta ömrümü çürütse de bin cefâgülüme sitem bile edemedim bir defaey baharı beklerken sararıp solan kapıyemyesil bir bahçede ihtiyar olan kapı