Nizar Kabbani

Yapışma

Bir sene daha kalacak mıyız bu yatakta?Kahvaltı yapıp, durmadan sevişerekAynı yatakta...Ben göğüslerinin coğrafyasını tanıyorum eyyy kadınımHiç kuşkun olmasın...Bir öğrenci gibi gözüm kapalı anlatabilirimUygarlıkların haberleriniİkisinin arasında doğan...Ve ben biliyorumGözeneklerinden çıkan tuzlu terinin tadınıSol dizinin üstündeki çocukluk yarasınıSırtında uzayıp giden tüyleri de... ipek yolu gibiVe saçlarında uyuyan tokalarıİkna etmekte bıçağa hacet bırakmayan kokunuKarşısına çıkan öldürmeyi meslek edinmiş göğüslerini...Ben senin med ve cezir vaktini bilirimFırtınalı zamanlarınıBitkilerinin şekilleriniAğızından narlar ve buğdaylar toplayanVe sonra uçup giden kuşların isimlerini...**Hep tayakkuz halinde mi kalacak bedenimBir Arap atı gibiAynaların üzerinde koşarakPiyano tuşlarınınZinet sandıklarının...Hep hayranlıkla donup kalacak mıyımBir bedevi dehşetiyleMuhteşem göğüslerinin karşısında?Artık iman ettim ey kadınım...Kuşkusuz küreymişYeryüzünün şekli***Bin yıl daha kalacakmıyızBu dağınık yatakta?Bazen giyinipBazen soyunarakCinselliğin ebedi zindanında uyuyakalmakHoşumuza mı gitmeye başladı ne?Babilli bir kralın mezarındakiNakışlara mı dönüştük yoksaAlışmaya mı başladıkBu her yere yayılmış kokuyaBen ona alıştımOnun bana alıştığı gibiBaşına gelinceGöğüsümün üzerinde küçük bir bölge sankiSense elimi uzattığım her yerdesin****Ahhhh Eyy kadınım!Ne kadar da mahcubum sana ve üzgünBu çarşafların ipliklerin sayısına varıncaya kadar biliyorumBoşuna arıyorum gözlerinde bilmediklerimiBoşuna arıyorumSorduğum herhangi soruyuOysa ben çok iyi bilirim bir turist gibiHeykellerin boyutlarınıTaş devrinden günümüze kadarSu kaplarının şekilleriniFenikelilerden günümüze kadarFars minyatürlerinin çeşitleriniRafael'in, Van Goh'nun,Pikasso'nun, ve Goya'nın eserleriniOsmanoğllarının yakutlarını...Ve göğüslerinin kapılarındaki Bizans nakışlarını...Eski hikayelerden süzülenNarenciye ve misk kokularınıAhhhh Eyy kadınımAhhhh ne kadar da kötü turist rehberleri *****Yaşadık cinselliği akşamdan önceAkşamdan sonra da denedik onuVe yemek esnasındaEzdik birbirimiziBir aşk değirmenindeymişiz gibiPeki sonra? Ben öyle yerler bilirimi vücudundanBilmez onu hiçbir keramet sahibiNe de bir veli...Ayrıntılarıyla bilirim ben eyyy kadınımOndan ki bütün vadileri,Başakları...Su kaynaklarını...İşte böyledir cahil adamların işi...******Kaldır beyaz örtüyüDayanılmaz oldu sıcakÖlmüş balık ve çürümüş et kokuyor ağızımHiçbir şey beni şaşırtmıyor artıkHiçbir şey dehşete düşürmüyorFarkında değilim mutsuz muyum?Yoksa mutlu mu?Aylaklık günlerine idmanlıyımHiçbir şey yapmıyorumKadehleri soğumaktaVe sigara içmekten başka...Sende hiçbir şeyin farkında değilsinDergileri karıştırmak...Ve tırnaklarını boyamaktan başkaKeşki eyyy kadınımPerdelerin birini açsak artık...Çok özledim serçelerin haberleriniVe yağmur sesiniİnan çok özledimYelkenlilerin çığlıklarınıTünellerden geçen trenleriVe yolculuk hatıralarınıÇok... ama çok özledimKafelerin gölgelikleriniDükkanların ışıklarınıVe insan seslerini...Keşki birşeyler yapsakBoğazlamadan önce biziBıkkınlığın kılıcı...

Temalar