Üstâdım Hüzün
1.sorup durdular(duyuyor musun çığlığını hüznümün)son şiir kitabımı okuyanlar:nasıl haykırır ki hüzün?ve acıya mümkün mü gözdeki bir damla yaşın haykırması?bilmiyorum nasıl cevap vereceğim bu soruyakitabıma nasıl isim bulduğumu da bilmiyorumve bilmiyorum nasıl bulduğumu başlıklarını daçünkü onlardır genellikle seçen beniben değilbildiğim tek şeyhüznümehaykırış vasfını vermek istediğimdirsüvarilerin soyundan kılmaktışahsiyetini vererekve azametini2.haykırıştır bir çeşit yazmak dalisanlave bir haykırıştır aşk dasevdiğimiz tüm kadınların işittiğiberaber oturduğumuz vakitişitmeyen kalbimin çığlığınıve damarlarımınkalastandır ancakve dişiliği ertelenmiş bir kadın3.hüzün üstadımdır benimkülrengi yazmayıve gri bir sesle şiir söylemeyielinde öğrendiğimgri gözyaşlarıyle omzunda ağlamayısevgilimin4.sevinçseçenesi düşük bir üstaddır ancakkağıt oyunlarıbisiklete binmekbalık avıve rockla dansetmekten başkabirşey öğrenmediğim5.sevinç kendisine güvenilmeyecek bir dostturçünkü yalnız kendi rahatını düşünür6.sevdiğim kadında bendramatik bir düğüm ararımışıltılı oyun partileri değilşahidi olacağım7.mutluluk tutuşturan kadınsöndürür benive solgunluğuyla kokulanmış kadıntutuşturur beni8.itiraf edeyim mi size?solgun yüzlü bir kadındıryakan benibir yıldırım gibive gözlerinden bir damla gözyaşıbir Bizans Kilisesinin vitrayı gibikıran beni9.[seviyorum seni… ağladığındaseviyorum yüzünü… bulutluyken, hüzünlendiğindeeritiyor hüzün ikimizibazı kadınların güzeldir yüzlerive en güzeldir ağladıklarında]10.en güzel yanı hüznünyüksek sesle konuşmamasıfiyakalı giysiler giymeyişive yüzük takmaması parmağınasonrasaldırmaması davulla, trompetlehalhallar ve hışhışlarla üzerineacemi dansçıları gibiHarlem Caddesinin11.çantasını toparlayıpgittiğinde tatilehüznümözlüyorum12.sengüzel olamayacaksın aslasana sürme çekensaçlarını tarayanelbiselerini temizleyenve gözyaşlarıyla ayaklarını yıkayanhüznüm olmadankiodur seni şiir kitaplarının ilk şiiri yapan13.sevgin hüzünlü olmayı öğretti banaasırlarcabeni hüzünlendirecekkuşlar gibikollarında ağlayacağımve kırılmış kristal parçalarını toplar gibiparçalarımı birleştirecekbir kadına muhtaçken14.ay sıkıldığında ışığındangizlenir gerisine gri bir bulutunbizi terketti sanırım15.Arap neyinin sesikurumayan bir yaradır Kerbela’dan beri18.her sabah hüznümle oturur balkonaberaber kahvemi içerimgazetemi gözden geçiriren son kasidelerimi okurum ona19.hüznümdür sadecekasidelerimi bilenyayın için göndermeden önce20.Grek değiliz biztrajedidir seçimimizbir nehir uzanırKerbela’dan Filistin’ekıyısız21.Avam Kamarası yaratmadıİngiliz medeniyetiniLordlar Meclisi deKülrengidir yaratanKraliçe Viktorya da değil22.1952’de gittim Londra’ya ilk defaoturduğum vakit Hyde Park’da bir bankasincaplar geldibenimle gazetemi okumayave bir ördek çıkıverdi göldenkatılmak niyetiyle kahvaltımasonraçıkarıverdi kasidem çarşafınıDımeşki pabuçlarınıve yürüyüp gittiyalınayakdinmeksizin yağan yağmurun altındaharitasız hürriyetlerin ıssızlığında23.1952 Kasım’ındaevlendi benimleSerpentine gölünden bir beyaz ördekçok şiir söyledikve çok ördek yaptıkbu kelimeler yazılırkensu altındasoluyorum halave gölün derinliklerindenbağırıyorum halaboğuluyorum…boğulu…boğu…Çeviri: Mahmut ÇETİN