Niyazi Akıncıoğlu

Bursa

Adını ilk defaYedibelâ Rasimin hançerinde okudum.Çocuktum.Çatal geyik boynuzu kabzasındaİlk Bursalıyı tanıdım:"Bıçakçı Remzi" yazıyordu.Ve kıvrak, söğüt yaprağı çeliğindeBir yara izi gibi kazılmıştı: Bursa.Bilek olursa-Diyordu delikanlılar-Nankör değildir Bursa hançerleri.Ha! . demiye gör, dönmez geri.Ülfetim böyle oldu, methini böyle duydum.Sonra büyüdüm,Kartpostallarda resmini gördüm:Gök mavi, zemin yeşildi.Bir başka resimde:Beş kurnalı şadırvan,Şadırvan başında beş adam;-Yeşil başlı ördekler gibi-Beş yeşil sarıklıBursalıAbdes alırken mürtesimdi.Ve gök yine mavi, zemin yeşildi.Nihayet devranYolumu Bursaya düşürdü.Üç aziz bahar,-Bütün mevsimler dahil-Üç uzun yıl,Bursadan gayri cümle dünyadaBeni nâmevcut okudular.Ve ben mektebinde okudum.Bir rivayete göre adam oldum.Bir rivayete göre kayboldum.İkisi de ayni kapıya çıkar,Mesele değil.Mesele şu kiBursa eyi, Bursa güzel.Bursa için destan yazılır,Bursa için iğneyle kuyu kazılır;Fakat yalan:"Bursa'da zaman,Billûr bir avize, gibi değil.Değil ama,Bir ölmemek arzusu veriyor adama.Dünyayı bırakıp gitme haseti,Yaşamak hasleti,Dünya sevgisi;Yeşil yeşil yeşeriyor,Mavi mavi gülüyor.Ve sonra "Yeşil"in türbelerinden,-Daha çok yatsı üstleri,Yıldızlı gecelerde-Bir aksi cevap yükseliyor perde perde.Zamanı evail kokuyor burcu burcuYaprak yaprak dökülüyorİmkânsızlığı ve nimet bolluğu.Korkunçtur bu saatte ezan sesleri;Allahla konuşur müezzinleri,Karşılıklı sâlâ verilir.Bu saatte Bursa'danİki eli kanda olan insan,Koltuk değneklerini unutan,Dost elini kaybeden âma;Ve herkesKaçıp gitmelidir.Her şeye rağmen dünyayıDünyayı bilmelidir.Bursa eyi, Bursa güzel.Eminim ki ben bâsübadelmevtOrda olurdu:Yalan yazmasa kitapYıkılmasaydı mihrap! ..

İnsan, Ağustos-1943

Temalar